Ohio Valisi Mike DeWine, eyaletinde idam cezasının kaldırılması yönünde çağrı yaparak ABD genelinde bu konudaki bölünmeyi bir kez daha gündeme taşıdı. Cumhuriyetçi vali, infazların sürekli ertelenmesi ve adli hataların geri döndürülemez sonuçlarına dikkat çekerek Ohio'nun da idamı sonlandıran eyaletler arasına katılmasını istedi. Bu gelişme, ABD'de idam cezasının uygulanmasına yönelik artan tartışmaların ortasında yaşanıyor.
DeWine'in Çağrısı ve Ohio'nun Durumu
Mike DeWine, 2019'dan bu yana Ohio'da hiçbir infazın gerçekleşmemesi üzerine yaptığı açıklamada, eyaletin idam cezasını tamamen kaldırması gerektiğini söyledi. Vali, idam cezasına karşı olduğunu daha önce de dile getirmiş, ancak bu kadar net bir ifade kullanmamıştı. DeWine, infaz için gerekli ilaçların temininde yaşanan sıkıntıları ve masum bir kişinin idam edilme riskini gerekçe gösterdi. Ohio'da şu anda 120'den fazla mahkum idam sırasını bekliyor ve son infaz 2018'de gerçekleşmişti. Eyalet, 2020'den bu yana yeni bir infaz programı belirleyemedi.
DeWine'in bu çıkışı, idam cezası konusunda ABD'deki derin ayrışmayı bir kez daha gözler önüne serdi. Ülkede 27 eyalet idam cezasını yasal olarak uygularken, 23 eyalet ve başkent Washington DC bu cezayı tamamen kaldırmış durumda. Ayrıca Kaliforniya, Oregon ve Pensilvanya gibi bazı eyaletlerde valiler tarafından moratoryum (geçici durdurma) ilan edilmiş durumda. Öte yandan Teksas, Oklahoma ve Florida gibi eyaletler idam infazlarına devam ediyor. 2024 yılı itibarıyla ABD'de 20'den fazla infaz gerçekleştirildi.
Ulusal ve Küresel Bağlam
ABD, gelişmiş demokrasiler arasında idam cezasını uygulamaya devam eden sayılı ülkelerden biri. Avrupa Birliği üyesi ülkelerin tamamı idamı kaldırmış durumda. Birleşmiş Milletler, idam cezasının kaldırılması yönünde çağrılarını sürdürüyor. ABD'de ise kamuoyu yoklamaları idam cezasına desteğin giderek azaldığını gösteriyor. 1990'larda yüzde 80'lere varan destek, bugün yüzde 55-60 seviyelerine gerilemiş durumda. Adli hatalar, ırksal eşitsizlikler ve infaz maliyetleri, bu düşüşte etkili olan faktörler arasında. Özellikle siyahi mahkumların idam cezasına çarptırılma oranının beyazlara göre daha yüksek olması, eleştirilerin odağında.
DeWine'in bu hamlesi, 2026'daki valilik seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti içinde de tartışma yaratabilir. Partinin muhafazakar kanadı idam cezasını desteklerken, ılımlılar bu konuda daha temkinli. Ohio'da idamın kaldırılması için yasama organında bir tasarı bulunuyor ancak henüz ilerleme kaydedilmiş değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de idam cezasına yönelik bu tartışmalar, Türkiye'de de zaman zaman gündeme gelen idam cezası tartışmaları açısından önemli bir referans teşkil ediyor. Türkiye, 2004'te idam cezasını tamamen kaldırmış olsa da, özellikle siyasi söylemlerde bu cezanın yeniden getirilmesi zaman zaman dile getiriliyor. ABD'deki bölünmüş tablo, idam cezasının uygulanmasındaki adli hatalar, ırksal ve ekonomik eşitsizlikler, maliyet gibi sorunların evrensel olduğunu gösteriyor. Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde idam cezasının kalıcı olarak kaldırılması önemli bir kazanım olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, Türkiye'nin idam konusundaki net tutumu, uluslararası alanda insan hakları sicili açısından da olumlu bir referanstır.