Christopher Nolan'ın yeni filmi The Odyssey'nin çekimlerinin Fas işgali altındaki Batı Sahra bölgesinde yapılması, uluslararası tepkilere yol açtı. İnsan hakları örgütleri ve Sahra aktivistleri, filmin boykot edilmesi çağrısında bulunuyor. Fas'ın 1975'ten beri kontrol ettiği bölge, Birleşmiş Milletler tarafından "özerk olmayan toprak" statüsünde tanımlanıyor ve bağımsızlık yanlısı Polisario Cephesi ile Fas arasında uzun süredir devam eden bir anlaşmazlığa sahne oluyor.
Gelişmenin arka planı
The Odyssey ekibi, çekimlerin büyük bir kısmını Batı Sahra'nın güneyindeki Dakhla şehri yakınlarında yaptı. Fas hükümeti, bölgeye yatırım çekmek ve uluslararası tanınırlık kazanmak amacıyla film endüstrisini teşvik ediyor. Ancak aktivistler, bu tür prodüksiyonların Fas'ın işgalini meşrulaştırdığını savunuyor. Polisario Cephesi'nin himayesindeki Sahra Arap Demokratik Cumhuriyeti (SADR) hükümeti, yapımcı şirkete bir uyarı mektubu göndererek çekimlerin durdurulmasını talep etti.
Boykot çağrıları sosyal medyada geniş yankı bulurken, bazı aktivistler filmin galasına tepki gösterilmesini ve bilet satışlarının engellenmesini istiyor. Fas makamları ise bölgenin "güvenli ve istikrarlı" olduğunu vurgulayarak çekimlere izin verdiklerini açıkladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Batı Sahra sorunu, Afrika Birliği ile BM'nin gündeminde önemli bir yer tutuyor. Fas'ın 2020'de ABD'nin tanımasıyla bölge üzerindeki egemenlik iddiasını güçlendirmesi, Polisario ile çatışmaları yeniden alevlendirmişti. Cezayir'in desteklediği Polisario, silahlı mücadeleye devam ederken, birçok ülke Fas'ın egemenliğini tanımıyor.
Hollywood'un bu tür tartışmalı bölgelerde çekim yapması daha önce de eleştirilmişti. 2013'teki American Sniper filmi Fas'ta çekilmiş ancak benzer bir tepkiyle karşılaşmamıştı. Ancak Batı Sahra'nın uluslararası hukuktaki belirsiz statüsü, yapımcıları siyasi bir krizle karşı karşıya bırakıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Batı Sahra sorunu, Türkiye'nin doğrudan taraf olmadığı bir mesele olmakla birlikte, Afrika Boynuzu ve Sahraaltı Afrika'da artan nüfuzu göz önüne alındığında dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, BM nezdinde Fas'ı destekleyen bir pozisyon izlemekte ancak Polisario ile de diyalog kanallarını açık tutmaktadır. Bu tür krizler, Türkiye'nin bölge ülkeleriyle ticari ilişkilerini ve enerji ortaklıklarını etkileyebilecek potansiyele sahiptir. Ayrıca, uluslararası kuruluşlarda alınacak kararlar, Türkiye'nin Afrika politikasının yönünü belirlemede referans noktası olabilir.