California Valisi Gavin Newsom, eski Başkan Yardımcısı Kamala Harris'in 2028 başkanlık seçimlerine aday olması durumunda kendisinin yarışa girmeyeceğini söyledi. Newsom, iki güçlü Demokrat ismin aynı anda yarışmasının her ikisinin de kazanma şansını azaltacağını ve partinin enerjisini böleceğini ifade etti. Açıklama, Demokrat Parti içindeki gelecek tartışmalarını şimdiden şekillendirmeye başladı.
Newsom'un açıklamasının arka planı
Gavin Newsom, uzun süredir ulusal siyasette adı geçen bir isim. 2019'dan bu yana California Valisi olarak görev yapıyor ve eyaletin en büyük ekonomiye sahip olması nedeniyle ulusal bir platforma sahip. Newsom, geçmişteki açıklamalarında başkanlık yarışını düşünmediğini ancak ülke gündemine dair görüşlerini paylaşmaktan çekinmediğini belirtmişti. Kamala Harris ise 2024 seçimlerinde Başkan Joe Biden'ın yanında yer aldı ve seçim yenilgisinin ardından siyasi geleceği merak konusu oldu. Harris'in 2028'de aday olup olmayacağı henüz netleşmedi; ancak anketler, Demokrat seçmenin önemli bir bölümünün onu hâlâ potansiyel bir lider olarak gördüğünü gösteriyor.
Newsom'un bu açıklaması, Demokrat Parti içindeki olası bir adaylık yarışının erken bir işareti olarak yorumlanıyor. Parti içinde başka isimler de öne çıkabilir: Ulaştırma Bakanı Pete Buttigieg, Michigan Valisi Gretchen Whitmer, Senatör Cory Booker ve Pennsylvania Valisi Josh Shapiro, potansiyel adaylar arasında sayılıyor. Newsom, Harris ile olası bir rekabetin partiyi yoracağını ve kaynakları böleceğini vurgulayarak, "Aynı anda iki güçlü Demokrat adayın yarışması, ikimizin de kazanma ihtimalini düşürür" mesajını verdi.
Harris cephesinden henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak Harris'in yakın çevresi, eski başkan yardımcısının 2026 ara seçimlerine odaklandığını ve 2028 için henüz bir karar vermediğini belirtiyor. Newsom'un açıklaması, Harris'i adaylığa teşvik etmek ya da tam tersi onu erken bir karara zorlamak amacıyla yapılmış olabilir. Siyasi analistler, Newsom'un bu çıkışıyla hem parti içi birlik mesajı verdiğini hem de kendi konumunu sağlamlaştırdığını düşünüyor.
ABD siyaseti ve 2028 seçimleri
2024 seçimlerinde Cumhuriyetçi aday Donald Trump'ın kazanmasının ardından Demokrat Parti, yeni bir yön arayışına girdi. Parti içindeki ilerici ve merkezci kanatlar arasındaki gerilim, başkanlık yarışının şekillenmesinde belirleyici olacak. Newsom, genellikle merkez sol çizgide konumlanıyor ve California'daki pandemi dönemi politikaları, iklim değişikliğiyle mücadelesi ve teknoloji şirketlerine yönelik düzenlemeleriyle tanınıyor. Harris ise Senato'daki görev süresi boyunca ilerici bir çizgi izlemiş, başkan yardımcılığı döneminde ise daha ılımlı bir profil çizmişti.
Demokrat Parti'nin 2028 için henüz resmi bir takvimi yok; ancak aday adaylarının 2026'dan itibaren açıklamalar yapması bekleniyor. Newsom'un şimdiden böyle bir açıklama yapması, Harris'in adaylığının ciddi bir olasılık olarak görüldüğünü gösteriyor. Ayrıca bu açıklama, Newsom'un 2028'de aday olmayı düşündüğünü ancak Harris'in önceliğine saygı duyduğunu ima ediyor. Harris'in aday olmaması durumunda Newsom'un yarışa girmesi bekleniyor.
ABD basınında geniş yankı bulan bu açıklama, Demokrat Parti tabanında da tartışılıyor. Bazı seçmenler Newsom'un bu tavrını parti birliği adına olumlu bulurken, bazıları Harris'in seçilebilirliğini sorguluyor. 2024 yenilgisinin ardından Demokrat seçmenin yeni bir yüz arayışında olduğu düşünülürse, 2028 yarışı şimdiden hareketli geçecek gibi görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de 2028 başkanlık seçimlerine yönelik erken tartışmalar, Türkiye-ABD ilişkileri açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Demokrat Parti'nin olası adayları, Türkiye'nin NATO içindeki rolü, Suriye politikası, F-16 ve F-35 tedarik süreçleri ile İsrail-Filistin meselesine yaklaşımlarıyla Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor. Newsom'un California Valisi olarak Türkiye ile doğrudan bir teması bulunmuyor; ancak Harris'in olası adaylığı, Biden dönemindeki dış politika çizgisinin devamı anlamına gelebilir. Türkiye, ABD'deki yönetim değişikliklerine karşı temkinli bir diplomasi yürütüyor; 2028 yarışının şekillenmesi, ikili ilişkilerin seyrini etkileyebilecek faktörler arasında yer alıyor.