İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, yaklaşan seçimlerdeki en güçlü rakibi Gadi Eisenkot’u hedef alan yapay zeka (YZ) destekli bir propaganda kampanyası başlattı. Netanyahu’nın ekibi tarafından üretilen görseller, Eisenkot’un Arap karşıtı duyguları körüklemekle ve Gazze savaşında hayatını kaybeden oğluna saygısızlık etmekle suçlanıyor. Bu tartışmalı taktik, İsrail siyasetinde etik sınırları zorlarken, seçim kampanyalarının dijital manipülasyonla ne kadar ileri gidebileceğini gözler önüne seriyor.
Kampanyanın İçeriği ve Tepkiler
Netanyahu’nun seçim kampanyası ekibi, Eisenkot’u Arap nüfusa karşı hoşgörülü olmakla suçlayan bir dizi YZ görseli yayınladı. Görsellerden birinde Eisenkot, Arap bayrakları arasında ve Filistin yanlısı sloganlar atar bir şekilde tasvir edildi. Diğer bir görselde ise Eisenkot’un, Gazze’de öldürülen oğlunun anısına saygısızlık olarak nitelendirilen bir pozisyonda Arap liderlerle kucaklaştığı gösterildi. Eisenkot’un ailesi ve partisi, bu görüntüleri “aşağılık” ve “ahlaksız” olarak nitelendirirken, Netanyahu’nun ofisi ise görsellerin “mizahi” olduğunu savundu. Ancak İsrail medyası ve sivil toplum kuruluşları, bu tür yöntemlerin toplumu kutuplaştırdığı ve siyasi etik açısından kabul edilemez olduğu konusunda uyardı.
Gadi Eisenkot, 2023-2024 Gazze savaşında oğlu Yonatan’ı kaybetmiş bir baba olarak kamuoyunda büyük sempati topluyor. Netanyahu’nun bu acıyı istismar ettiği eleştirileri, özellikle sosyal medyada geniş yankı buldu. Birçok İsrailli, aile acısının siyasi reklam malzemesi yapılmasını tasvip etmediklerini ifade etti. Öte yandan Netanyahu destekçileri, kampanyanın Eisenkot’un “İsrail’in güvenliğini tehdit eden” Arap partilerine karşı yumuşak olduğunu göstermeyi hedeflediğini belirtiyor.
Seçimler ve Bölgesel Yansımalar
İsrail’de önümüzdeki aylarda yapılması beklenen seçimler, Netanyahu’nun yargı reformu ve Gazze savaşı nedeniyle zor günler geçirdiği bir döneme denk geliyor. Eisenkot, eski genelkurmay başkanı olarak güvenlik konularındaki deneyimiyle Netanyahu’nun en ciddi rakibi olarak öne çıkıyor. Bu nedenle Netanyahu, kişisel saldırılar ve dezenformasyon da dahil olmak üzere her yolu denemekle suçlanıyor.
Bölgesel açıdan, bu kampanya İsrail’in Arap vatandaşlarına ve Filistin meselesine yaklaşımını sorgulatıyor. Arap dünyasında İbrahimi Anlaşmaları ile normalleşme sürecine giren İsrail, bu tür ırkçı söylemlerin bölgedeki güvenilirliğini zedeleyebileceği değerlendiriliyor. Aynı zamanda, YZ teknolojisinin siyasette etik sınırları zorlaması, küresel çapta dijital propaganda endişelerini yeniden gündeme taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin yakın bölgesindeki bir ülkede seçim etiği ve dijital manipülasyonun geldiği noktayı göstermesi açısından önemlidir. Netanyahu’nun kullandığı yöntemler, Filistin davasına duyarlı Türk kamuoyunda tepki çekebilir. Ayrıca, Türkiye’nin İsrail ile son dönemde normalleşme çabaları, bu tür kutuplaştırıcı kampanyaların ikili ilişkileri olumsuz etkileyebileceği riskini barındırıyor. Yapay zeka destekli propaganda, Türkiye’nin de yakından takip ettiği bir konu olup, dezenformasyonla mücadele politikalarına katkı sağlayabilir.