İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinin güney Lübnan’daki askeri varlığını sürdüreceğini kesin bir dille ifade etti. Perşembe günü yaptığı açıklamada Netanyahu, “Önümüzde hâlâ ek zorluklar var ve bunlar sükunet, güvenlik çıkarlarımıza sıkı bağlılık ve istikrarın korunmasını gerektiriyor” dedi. Bu açıklama, İsrail’in Lübnan topraklarındaki işgalini kalıcı hale getirme niyetinde olduğu yönünde yorumlandı. Netanyahu’nun sözleri, Birleşmiş Milletler’in (BM) İsrail’in çekilmesi çağrılarına ve Hizbullah’ın artan tehditlerine rağmen geldi.
Arka Plan ve Gelişmeler
İsrail, 1978’den beri Güney Lübnan’da çeşitli askeri operasyonlar yürütüyor. 2000 yılında çekilme kararı alsa da 2006’daki savaşın ardından bölgede varlığını artırdı. Netanyahu’nun son açıklaması, İsrail’in özellikle sınıra yakın bölgelerdeki askeri noktaları güçlendirdiği bir döneme denk geliyor. İsrail yetkilileri, Hizbullah’ın roket tehdidine karşı bu adımların gerekli olduğunu savunuyor. Ancak Lübnan hükümeti, İsrail’in varlığının egemenlik ihlali olduğunu belirterek Uluslararası Adalet Divanı’na başvurmayı değerlendiriyor.
Netanyahu’nun konuşması, İsrail’in kuzey sınırında son dönemde yaşanan çatışmaların ardından geldi. Geçtiğimiz haftalarda İsrail Hava Kuvvetleri’nin Lübnan’ın güneyinde Hizbullah hedeflerine düzenlediği saldırılarda en az 12 kişi hayatını kaybetti. Hizbullah ise İsrail’in bu saldırılarına karşılık olarak kuzey İsrail’e roket atışları yaptı. Bu nedenle taraflar arasında ateşkesin sağlanması oldukça zor görünüyor.
Bölgesel Boyut ve Uluslararası Tepkiler
BM, İsrail’in Lübnan’dan çekilmesini öngören 1701 sayılı kararı hatırlatarak Netanyahu’nun açıklamasına tepki gösterdi. BM Özel Temsilcisi, “İsrail’in işgalci güç olarak varlığını sürdürmesi, Lübnan’ın egemenliğini ihlal etmektedir” dedi. ABD ise İsrail’in güvenlik kaygılarını anlayışla karşılamakla birlikte, gerilimin düşürülmesi çağrısında bulundu. Fransa, Lübnan’daki barış gücü UNIFIL’in konuşlandığı bölgelerde İsrail’in hareketlerini yakından izliyor. Öte yandan İran, Hizbullah’a verdiği desteği artırarak İsrail’e karşı caydırıcılığı koruma sözü verdi.
Bu gelişme, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının paylaşımı üzerinde de İsrail-Lübnan anlaşmazlığını körükleyebilir. Tartışmalı deniz sınırı ve doğal gaz yatakları, iki ülke arasında yeni gerginlikler yaratma potansiyeli taşıyor. Lübnan’ın ekonomik kriz içinde olduğu bir dönemde, İsrail’in askeri varlığı ülkenin istikrarını daha da zayıflatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği desteği sürekli vurgulamaktadır. Bu gelişme, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki çıkarları açısından da önemlidir. İsrail’in Lübnan’da kalıcı olma niyeti, bölgedeki dengeyi bozabilir ve Türkiye’nin enerji projelerini etkileyebilir. Özellikle Doğu Akdeniz gazının Avrupa’ya taşınması planları, İsrail-Lübnan gerginliğinden olumsuz etkilenebilir. Türkiye’nin, BM kararları çerçevesinde İsrail’in çekilmesi çağrılarını desteklemesi ve diplomatik girişimlerde bulunması beklenir.