Fransa Dışişleri Bakanlığı, 19 Haziran 2023 tarihinde yaptığı açıklamada, başkent Paris'te 20 Haziran'da düzenlenmesi planlanan bir İran muhalefet mitinginin yasaklanmasını talep ettiğine dair haberleri kesin bir dille yalanladı. Bakanlık sözcüsü, Reuters ajansına yaptığı açıklamada, "Fransa, herkesin ifade özgürlüğü hakkına saygı duyar ve hiçbir muhalefet grubunun toplanmasını engellemez. Polisin aldığı kararlar tamamen kamu güvenliği ve düzeni çerçevesindedir" ifadelerini kullandı. Paris polisi, daha önce güvenlik gerekçesiyle mitingi yasaklamış olsa da, Dışişleri Bakanlığı'nın bu süreçte herhangi bir rol oynadığı iddiası reddediliyor.
Miting yasağı tartışmaları
Paris merkezli İran Halkının Mücahitleri Örgütü (NCRI), cumartesi günü Paris'in merkezinde bir gösteri düzenlemeyi planlıyordu. Ancak Paris polisi, etkinliğin "kamu düzenine ciddi bir tehdit oluşturduğunu" belirterek yasaklandığını duyurdu. NCRI, bu kararın ardından yaptığı açıklamada, yasağın Fransa hükümetinin doğrudan talebi üzerine geldiğini öne sürdü. Örgüt, bunun diplomatik bir jest olduğunu ve İran rejimiyle ilişkileri iyileştirme çabası olarak yorumlanması gerektiğini savundu.
Fransa Dışişleri Bakanlığı ise bu iddiaları "tamamen asılsız" olarak nitelendirirken, yasağın tamamen Paris polisinin inisiyatifiyle alındığını vurguladı. Bakanlık sözcüsü, "Fransa, İran'da insan haklarına saygı gösterilmesi yönündeki tutumunu sürdürmektedir. Muhalefet gruplarının faaliyetlerine müdahale etmek gibi bir politikamız yoktur" dedi. NCRI, 2012 yılında ABD tarafından terör örgütleri listesinden çıkarılmış olsa da, Avrupa Birliği'nin terör örgütleri listesinde halen yer almaktadır. Bu durum, örgütün Fransa'daki faaliyetlerine gölge düşürmeye devam ediyor.
Bölgesel ve uluslararası boyut
Fransa'nın İran muhalefetine yönelik tutumu, uzun süredir karmaşık bir denge üzerine kuruludur. Bir yandan Fransa, İran rejimine karşı sert bir söylem benimserken, diğer yandan nükleer müzakereler gibi konularda Tahran'la diyalog yürütmektedir. NCRI gibi muhalif gruplar, özellikle Avrupa'da İran rejimine karşı lobi faaliyetleri yürütüyor ve Fransa'yı kendilerine destek vermeye çağırıyor.
İran hükümeti ise NCRI'yi "terör örgütü" olarak tanımlamakta ve Avrupa'daki faaliyetlerine karşı sert tepkiler göstermektedir. Bu bağlamda, Paris polisinin mitingi yasaklaması, İran ile Fransa arasında bir gerilim noktası haline gelebilir. Ancak Dışişleri Bakanlığı'nın yasağı yalanlaması, iki ülkenin ilişkilerinde bir krize yol açmak istemediğini gösteriyor. Öte yandan, NCRI'nin bu tür yasakları uluslararası platformlarda gündeme getirerek İran rejimine karşı propaganda malzemesi yapma çabası dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa ile İran arasındaki bu gerilim, Türkiye'nin Orta Doğu politikası ve Batı ile ilişkileri açısından önemli bir ayrıntıdır. Türkiye, İran'la komşuluk ilişkilerini sürdürürken, aynı zamanda Batı ittifakının bir parçası olarak insan haklarına saygı vurgusu yapmaktadır. Fransa'nın İran muhalefetine yönelik yasak kararının arkasında diplomatik bir manevra olması, Türk dış politikasına da bir uyarı niteliği taşıyabilir. Türkiye, muhalif gruplara ev sahipliği yaparken, uluslararası dengeleri gözetmeli ve ev sahipliği yaptığı grupların faaliyetlerinin kendi çıkarlarına zarar vermesini engellemelidir. Bu olay, aynı zamanda İran'ın bölgesel nüfuzunu koruma çabaları karşısında Batı'nın ikircikli duruşunu göstermesi bakımından da anlamlıdır.