Venezuela'da son bir hafta içinde meydana gelen iki büyük deprem, ülkenin zaten kırılgan olan altyapısını tamamen çökertti. Resmi rakamlara göre can kaybı 2 bini aşarken, başkent Caracas başta olmak üzere birçok kentte morglar kapasite sınırına dayandı. Hükümet yetkilileri, cesetlerin kaldırılması ve kimlik tespiti için yetersiz personel ve ekipmanla mücadele ettiklerini belirtirken, muhalefet ise yönetimin bu krizi fırsata çevirerek dikkatleri ekonomik çöküşten uzaklaştırmaya çalıştığını iddia ediyor.
Devlet Hizmetlerinin Çöküşü ve Morglardaki Kaos
Depremlerin merkez üssü Barquisimeto ve çevre eyaletlerde arama kurtarma çalışmaları sürerken, morglardaki ceset yığınlarına ilişkin görüntüler sosyal medyada hızla yayıldı. Bir hastane yetkilisi, 'Sadece üç günde normalde bir ayda gördüğümüzden daha fazla ceset geldi. Soğutma sistemleri yetersiz kaldı, koridorlarda cesetler beklemek zorunda kalıyoruz' dedi. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, kriz bölgelerine yardım ekipleri sevk ettiklerini açıklasa da, uluslararası yardım çağrılarının sınırlı kaldığı görülüyor. Petrol gelirinin dibe vurduğu, hyperenflasyonun halkı açlığa sürüklediği ülkede, depremler sağlık sisteminin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne serdi. Birçok hastane temel tıbbi malzeme ve elektrikten yoksun durumda.
Ekonomik Krizin Gölgesinde İnsani Felaket
Çifte deprem, Venezuela'nın zaten derin bir ekonomik ve siyasi kriz yaşadığı bir döneme denk geldi. IMF verilerine göre, enflasyonun yıllık %1 milyonu aştığı ülkede, halkın büyük bir kısmı günde bir öğün yemekle yetiniyor. Maduro yönetimi, son yıllarda uluslararası yaptırımlar nedeniyle dış kaynak bulmakta zorlanırken, içeride de muhalefetin devam eden protestolarıyla baş etmeye çalışıyor. Depremlerin vurduğu bölgelerde arama kurtarma çalışmalarına katılan askerler, erzak ve su kıtlığı nedeniyle zorluk çekiyor. ABD ve Avrupa Birliği, Venezuela'ya insani yardım teklif etmiş ancak Maduro yönetimi bu teklifleri siyasi müdahale gerekçesiyle reddetmişti. Uzmanlar, bu reddin ölü sayısını daha da artırabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Venezuela'daki bu insani kriz, Türkiye'nin yakından takip ettiği Latin Amerika bölgesinde yeni jeopolitik dalgalanmalara yol açabilir. Karakas yönetimiyle müttefik olan bazı ülkeler, özellikle Rusya ve Çin'in yanı sıra İran, Maduro'ya destek açıklaması yaparken, Türkiye'nin kriz anında diplomatik dengeleri koruması önem taşıyor. Ayrıca, Türkiye'nin sağlık turizmi ve insani yardım alanındaki tecrübesi, potansiyel bir insani yardım operasyonunda rol almasına olanak sağlayabilir. Ancak bölgesel istikrarsızlık, Türkiye'nin Latin Amerika ile artan ticaret hacmini (özellikle savunma sanayii ve inşaat sektörlerinde) olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Ankara'nın, krizin derinleşmesini engellemek için çok taraflı platformlarda arabuluculuk yapması beklenebilir.