KUDÜS, 14 Eylül - İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze'deki hedefleme kararlarında sivil ölümlerin rutin olarak hesaba katıldığını öne süren yeni bir belgeselin, Yahudilere karşı küresel bir kışkırtma dalgasının parçası olduğunu söyledi. Netanyahu'nun ofisinden yapılan yazılı açıklamada, belgeselin "gerçekleri çarpıttığı" ve "İsrail'e karşı algı operasyonu" yürütüldüğü iddia edildi.
Belgeselin iddiaları ve İsrail'in tepkisi
'NAZA' adlı belgesel, İsrail ordusunun Gazze'deki hava saldırılarında sivil kayıpları önceden öngördüğünü ve buna rağmen operasyonları sürdürdüğünü iddia ediyor. Filmde, isimleri açıklanmayan eski İsrailli askeri yetkililerin ve istihbarat kaynaklarının ifadelerine yer veriliyor. Belgesel, uluslararası film festivallerinde gösterime girmesinin ardından sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.
Netanyahu, belgeseli "şok edici bir kışkırtma" olarak tanımlarken, İsrail ordusunun uluslararası hukuka uygun hareket ettiğini savundu. Başbakan, "İsrail, Hamas'ın sivil yerleşim yerlerini kalkan olarak kullanmasına karşı meşru müdafaa hakkını kullanıyor. Bu tür yapımlar, terörizmi destekleyen bir anlatıya hizmet ediyor" ifadelerini kullandı. İsrail hükümeti, belgeselin finansman kaynaklarının araştırılması için harekete geçebileceğini duyurdu.
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) sözcüsü, belgeseldeki iddiaların "asılsız" olduğunu ve hiçbir askeri birimin sivilleri kasıtlı olarak hedef almadığını belirtti. IDF, Gazze'deki operasyonlarda uluslararası hukuka ve ahlaki değerlere bağlı kalındığını vurguladı.
Uluslararası tepkiler ve bölgesel gerilim
Belgesel, Batı başkentlerinde farklı tepkilere yol açtı. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "İsrail'in kendini savunma hakkını destekliyoruz, ancak tüm tarafların sivil kayıpları önleme yükümlülüğü vardır" açıklamasında bulundu. Avrupa Birliği'nden ise henüz resmi bir açıklama gelmedi; ancak bazı AB milletvekilleri belgeselin bağımsız bir soruşturma başlatılması için çağrı yaptı.
Filistin yönetimi, belgeseli "Gazze'de işlenen suçların itirafı" olarak değerlendirdi. Hamas ise yaptığı açıklamada, belgeselin "Siyonist rejimin gerçek yüzünü gösterdiğini" savundu. Belgeselin yapımcıları, iddiaların bağımsız gazetecilik ilkeleri çerçevesinde hazırlandığını ve ellerindeki belgelerin güvenilir olduğunu öne sürdü.
Öte yandan, İsrail yanlısı kuruluşlar belgeseli "nefret söylemi" olarak nitelendirerek, gösterimlerin engellenmesi için kampanya başlattı. Sosyal medyada #NAZA etiketi altında hem destek hem de eleştiri mesajları paylaşılıyor.
Uzmanlar, belgeselin İsrail'in uluslararası imajını daha da zedeleyebileceği ve ateşkes müzakerelerini olumsuz etkileyebileceği görüşünde. Halihazırda Gazze'de insani kriz derinleşirken, bu tür tartışmaların bölgedeki tansiyonu artırması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki sivil kayıpları uzun süredir eleştiriyor ve İsrail'e yönelik uluslararası soruşturma çağrılarını destekliyor. 'NAZA' belgeselinin ortaya attığı iddialar, Ankara'nın İsrail'e yönelik tutumunu güçlendirebilir ve Türkiye'nin uluslararası platformlarda daha fazla inisiyatif almasına zemin hazırlayabilir. Belgesel, aynı zamanda İslam İşbirliği Teşkilatı gibi kuruluşlarda İsrail karşıtı söylemin artmasına katkı sağlayabilir. Bölgesel istikrar açısından ise Türkiye, ateşkes ve insani yardım koridorlarının açılması yönündeki çabalarını sürdürürken, belgeselin yarattığı kamuoyu baskısını diplomasi masasında kullanabilir.