İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kabine toplantısında yaptığı açıklamada, ABD'nin Gazze için hazırladığı ve Hamas'ın kabul ettiği ateşkes planını reddettiğini duyurdu. Netanyahu, ordusunun 'Hamas tamamen silahsızlanana kadar Gazze'den çekilmeyeceğini' belirterek, mevcut planın bu koşulu karşılamadığı gerekçesiyle kabul edilemeyeceğini ifade etti. Bu açıklama, ateşkes umutlarını büyük ölçüde zayıflatırken, bölgede tansiyonun yeniden yükselmesine neden oldu.
Planın İçeriği ve Tarafların Tutumu
ABD'nin önerdiği ateşkes planı, üç aşamalı bir süreci öngörüyordu. İlk aşamada çatışmalara altı haftalık bir ara verilmesi, Hamas'ın elindeki İsrailli rehinelerin bir kısmının serbest bırakılması ve İsrail ordusunun Gazze'nin yoğun nüfuslu bölgelerinden çekilmesi planlanıyordu. İkinci aşamada ise kalıcı bir ateşkesin sağlanması ve kalan rehinelerin iadesi hedefleniyordu. Üçüncü aşama ise Gazze'nin yeniden inşasına odaklanıyordu. Hamas, plana genel olarak olumlu yaklaştığını ve rehinelerin serbest bırakılmasına hazır olduğunu açıklamıştı. Ancak Netanyahu, planın 'Hamas'ın askeri kanadının ortadan kaldırılması' garantisini içermediğini savundu. Başbakanlık ofisinden yapılan yazılı açıklamada, 'Hamas silahlarını bırakmadığı ve teslim olmadığı sürece Gazze'de ateşkes görüşmesi yapılmayacak' ifadelerine yer verildi. Bu tutum, İsrail hükümetindeki aşırı sağcı koalisyon ortaklarının da baskısıyla şekilleniyor. Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir daha önce planın kabul edilmesi halinde hükümetten istifa edeceklerini açıklamıştı.
Uluslararası Tepkiler ve Bölgesel Yansımalar
Netanyahu'nun bu çıkışı, uluslararası toplumda geniş yankı uyandırdı. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, planın hala masada olduğunu ve İsrail'in bunu kabul etmesi için diplomatik çabaların sürdüğünü söyledi. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ise Netanyahu'ya telefon ederek, planın 'uygulanabilir ve adil' olduğunu vurguladı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, İsrail'in planı reddetmesini 'hayal kırıklığı' olarak nitelendirdi ve tarafları müzakere masasına dönmeye çağırdı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, 'Gazze'deki insani felaketin derinleştiği bir dönemde ateşkesin ertelenmesi kabul edilemez' dedi. Bölgede ise Mısır ve Katar arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerin çıkmaza girmesi, İsrail'in Refah'a yönelik askeri operasyonlarını yoğunlaştırmasına zemin hazırlayabilir. Filistinli yetkililer, İsrail ordusunun Refah'ta sivil yerleşimlere yönelik saldırılarını artırdığını bildiriyor. Uzmanlar, Netanyahu'nun bu tutumunun İsrail ile ABD arasında son dönemde yaşanan en ciddi görüş ayrılıklarından birini oluşturduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'de kalıcı bir ateşkesin sağlanması ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesi yönündeki tutumunu sürdürüyor. Netanyahu'nun ateşkes planını reddetmesi, bölgede istikrarın sağlanmasını zorlaştırırken, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteğin önemini artırıyor. Türkiye'nin Katar ve Mısır ile birlikte yürüttüğü arabuluculuk çabaları, İsrail'in uzlaşmaz tavrı nedeniyle sekteye uğrayabilir. Bu durum, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji güvenliği ve bölgesel nüfuz mücadelesinde yeni riskler doğurabilir. Ayrıca, Gazze'deki insani krizin derinleşmesi, Türkiye'nin insani yardım operasyonlarını ve Filistinli mültecilere yönelik politikalarını doğrudan etkileyebilir.