İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinin Amerikan askeri yardımına olan bağımlılığından kurtulması gerektiğini söyledi. İşgal altındaki Batı Şeria'da bir eğitim kampında yedek subaylara hitap eden Netanyahu, "Amerikalı dostlarımızdan aldığımız desteği derinden takdir ediyorum, ancak bağımlılıktan kurtulup kendi bağımsız silahlanma ağımızı kurmalıyız" dedi. Netanyahu'nun bu açıklaması, İsrail'in yıllık 3,8 milyar doları bulan ABD askeri yardımına yönelik en sert çıkışlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
İsrail, ABD’nin en büyük dış yardım alıcısı konumunda. 2016-2028 yılları arasında geçerli olan mevcut mutabakat zaptı uyarınca Washington, Tel Aviv'e her yıl 3,3 milyar dolar askeri yardım ile 500 milyon dolar füze savunma finansmanı sağlıyor. Netanyahu, bu yardımın stratejik önemini kabul etmekle birlikte, uzun vadede İsrail'in savunma sanayiini dışa bağımlı olmaktan çıkarması gerektiğini vurguladı. Başbakan'ın bu söylemi, İsrail savunma sanayiinin son yıllarda yerli insansız hava araçları, siber güvenlik sistemleri ve roket savunma sistemlerinde kaydettiği ilerlemeyle de örtüşüyor. Özellikle Iron Dome hava savunma sistemi, İsrail'in bağımsız savunma kabiliyetinin sembolü haline geldi. Ancak eleştirmenler, ABD yardımı olmadan İsrail'in mevcut askeri üstünlüğünü sürdürmesinin zor olacağını, çünkü bu yardımın İsrail'in F-35 savaş uçakları gibi en modern silahlarını finanse ettiğini belirtiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Netanyahu'nun bu açıklaması, ABD-İsrail ilişkilerinde yeni bir döneme işaret edebilir. İsrail, son yıllarda Çin ve Hindistan gibi ülkelere askeri teknoloji ihracatını artırırken, Avrupa ülkeleriyle de savunma işbirliklerini derinleştiriyor. Analistler, Netanyahu'nun aslında ABD'ye karşı bir pazarlık kozu yaratmaya çalıştığını, bağımsızlık söyleminin mevcut yardım miktarını artırma veya daha esnek kullanım koşulları elde etme amacı taşıyabileceğini öne sürüyor. Öte yandan, bu açıklamanın İran ve diğer bölgesel aktörler üzerinde yaratacağı etki de merak konusu. İran, İsrail'in ABD'den uzaklaşma sinyallerini kendi lehine yorumlayabilir. Ancak Netanyahu'nun ulusal güvenlik danışmanları, bağımlılıktan kurtulmanın yıllar alacağını ve ABD ile stratejik ortaklığın temel bir değer olarak kalacağını vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Netanyahu'nun ABD askeri yardımına bağımlılıktan kurtulma çağrısı, Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayiinde izlediği yerlileştirme politikasıyla dikkat çekici benzerlikler taşıyor. Türkiye de S-400 krizi sonrası ABD askeri yardımından mahrum kalırken, yerli İHA/SİHA sistemleri, milli muharip uçak KAAN ve güdümlü mühimmatlarda önemli ilerleme kaydetti. İsrail'in bu hamlesi, bölgesel güçlerin ABD'ye bağımlılığını azaltma eğilimini gösteriyor. Türkiye açısından, İsrail'in savunma sanayiinde kendi kendine yeterlilik hedefi, Doğu Akdeniz'deki güç dengesi ve enerji rekabetinde yeni bir parametre oluşturabilir. Ancak iki ülke arasındaki siyasi gerilimler, bu alandaki potansiyel işbirliğini şimdilik sınırlıyor.