Nepal'de etkili olan şiddetli muson yağmurlarının yol açtığı seller ve toprak kaymaları, ülkenin geniş bir kesimini sular altında bırakırken, Körfez ülkelerinde çalışan yüz binlerce Nepalli işçi, ailelerinin akıbetini öğrenmek için telefonlarına sarıldı. Başkent Katmandu ve çevresinde binlerce kişi evsiz kalırken, en az 200 kişinin hayatını kaybettiği, yüzlerce kişinin kaybolduğu bildiriliyor. Körfez'deki Nepalli işçiler, "Burada mahsur kaldım" diyerek çaresizliklerini dile getiriyor.
Sel Felaketinin Boyutları ve İşçilerin Çaresizliği
Nepal'de son 20 yılın en kötü sel felaketi olarak nitelendirilen afet, başta Katmandu Vadisi olmak üzere ülkenin doğu ve orta kesimlerini vurdu. Yetkililer, en az 200 kişinin öldüğünü, 100'den fazla kişinin kaybolduğunu ve on binlerce kişinin yerinden edildiğini açıkladı. Altyapı büyük ölçüde hasar gördü; yollar, köprüler ve iletişim hatları çöktü. Bu durum, Körfez ülkelerinde çalışan Nepalli işçiler için endişeyi katladı. Suudi Arabistan, BAE, Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Umman'da yaklaşık 1,5 milyon Nepalli işçi bulunuyor. İşçiler, ailelerine ulaşamamanın yanı sıra, ülkelerine dönüş için uçuşların iptal edilmesi ve sınırların kapanması nedeniyle mahsur kaldı.
Middle East Eye'a konuşan bir Nepalli işçi, "Ailemi aradım ama telefonlar çalışmıyor. Ne olduğunu bilmiyorum. Burada mahsur kaldım, elimden hiçbir şey gelmiyor" dedi. Bir başka işçi ise, "Kazandığım parayı aileme gönderiyordum, şimdi evlerinin yıkıldığını duydum. Dönmek istiyorum ama uçak bileti bulamıyorum" ifadelerini kullandı. Körfez'deki Nepalli işçilerin çoğu, düşük ücretli inşaat, temizlik ve ev hizmetlerinde çalışıyor ve ailelerine gönderdikleri dövizler Nepal ekonomisi için hayati önem taşıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Göç ve İklim Krizi
Nepal, iklim değişikliğinin en sert vurduğu ülkelerden biri. Muson yağmurlarının şiddetlenmesi, buzul erimeleri ve ani seller, ülkenin kırılgan altyapısını her yıl daha da zorluyor. Bu afet, aynı zamanda küresel işgücü göçünün kırılganlığını gözler önüne seriyor. Körfez ülkeleri, Nepal'in en büyük döviz kaynağı; Nepal'in Gayri Safi Yurtiçi Hasılası'nın yaklaşık %25'i yurtdışındaki işçilerin gönderdiği paralardan oluşuyor. Sel felaketi, bu akışı tehlikeye atabilir. Öte yandan, Körfez ülkelerindeki Nepalli işçilerin çalışma koşulları ve kafala sistemi, insan hakları örgütlerinin sık sık eleştirdiği bir konu. Afet sonrası işçilerin izin almakta zorlanması, ücret kesintileri ve dönüş biletlerinin karşılanmaması gibi sorunlar yeniden gündeme geldi. Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Nepal hükümetine acil yardım çağrısında bulundu ve Körfez ülkelerinden işçilere insani kolaylık sağlanmasını istedi. Ancak bölgedeki siyasi istikrarsızlık ve ekonomik krizler, uluslararası yardımın ulaşmasını geciktiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki sel felaketi ve Körfez'deki Nepalli işçilerin durumu, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel göç ve iklim krizi bağlamında önemli dersler içeriyor. Türkiye, benzer şekilde Suriye, Afganistan ve Orta Asya'dan gelen göçmen işçilere ev sahipliği yapıyor. Körfez'deki kafala sistemi, Türkiye'nin de zaman zaman eleştirildiği çalışma koşulları ve göçmen hakları konusunda karşılaştırmalı bir perspektif sunuyor. Ayrıca, iklim değişikliğinin yol açtığı doğal afetler, Türkiye'nin de sıkça yaşadığı sel ve deprem gibi felaketlerle mücadelede dayanıklılık ve uluslararası işbirliği ihtiyacını hatırlatıyor. Türkiye, insani yardım ve afet yönetimi konusundaki deneyimini bölgesel istikrar için kullanabilir.