Nepal'de son haftalarda etkili olan şiddetli yağışların yol açtığı sel ve toprak kaymalarında kayıp sayısı 3 bine yaklaşıyor. Nepal ve Çin'den derlenen resmi verilere göre, felakette şu ana kadar 691 cesede ulaşılırken, en az 2 bin 300 kişinin hala kayıp olduğu bildiriliyor. Özellikle başkent Katmandu'yu ülkenin doğusuna bağlayan ve Araniko Karayolu üzerindeki bir tünelde mahsur kalan işçiler için yürütülen kurtarma operasyonları, bölgede etkisini artıran sağanak yağış ve nehir seviyelerinin yükselmesi nedeniyle güçlükle sürüyor. Yetkililer, bazı cesetlerin nehir akıntısıyla komşu ülke Hindistan'a kadar sürüklenmiş olabileceğini belirtiyor.
Tünelde Mahsur Kalanlar İçin Zamana Karşı Yarış
Felaketin en kritik noktalarından biri, Katmandu'yu Çin sınırındaki Kodari'ye bağlayan Araniko Karayolu üzerindeki tünel. Şiddetli yağışların tetiklediği toprak kayması sonucu tünelin her iki girişi de kapanmış, içeride çok sayıda işçi ve araç mahsur kalmıştı. Nepal ordusu ve ulusal afet yönetim ekipleri, tünelin ağzını açmak için iş makineleriyle çalışıyor; ancak bölgede sürekli yağmur yağması ve tünel çevresindeki dere yatağının taşma riski, çalışmaları zaman zaman durma noktasına getiriyor.
Yetkililer, tüneldeki mahsur kalanların sayısı hakkında net bir bilgi vermezken, bazı uluslararası yardım kuruluşları bu sayının 300'ü aşabileceğini öne sürüyor. Nepal İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, kurtarma ekiplerinin tünelin içine ses ve ışık sinyalleri göndererek temas kurmaya çalıştığı, ancak enkazın büyüklüğü nedeniyle henüz herhangi bir canlıya ulaşılamadığı ifade edildi. Bölge halkı ise yetkililerin zamanında uyarı yapmadığını ve altyapının bu tür felaketlere hazır olmadığını belirterek tepki gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İklim Değişikliği ve Yardım Çağrıları
Nepal'deki bu felaket, yalnızca ülkenin değil, tüm Himalaya bölgesinin iklim değişikliğine karşı ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Uzmanlar, küresel ısınmanın etkisiyle muson yağmurlarının daha şiddetli ve düzensiz hale geldiğini, bunun da özellikle dağlık ve engebeli arazilerde sel ve toprak kayması riskini artırdığını vurguluyor. Nepal hükümeti, uluslararası topluma acil yardım çağrısında bulunurken, komşu Hindistan ve Çin'den arama kurtarma ekipleri ve insani yardım malzemeleri bölgeye ulaşmaya başladı.
Öte yandan, kayıp sayısının yüksekliği, felaketin boyutunun resmi rakamların çok üzerinde olabileceğine işaret ediyor. Nepal'in kırsal kesimlerinde birçok köy, yolların kapanması ve iletişim hatlarının kopması nedeniyle dış dünyayla bağlantısını kaybetmiş durumda. BM ve uluslararası sivil toplum kuruluşları, bölgeye acil yiyecek, temiz su ve sağlık hizmeti ulaştırılması için harekete geçmiş durumda. Bu felaket, aynı zamanda Himalaya bölgesindeki altyapı projelerinin doğal afet risklerine karşı daha dayanıklı planlanması gerektiğini de gündeme getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarihsel ve kültürel bağlarının yanı sıra kalkınma işbirliği çerçevesinde Nepal ile yakın ilişkiler yürütüyor. Bu felaket, Türkiye’nin bölgesel insani yardım ve afet diplomasisi açısından önemli bir sınav niteliği taşıyor. TIKA ve AFAD’ın benzer durumlarda gösterdiği hızlı müdahale kabiliyeti, bu kez de Nepal’e yardım eli uzatmak için devreye girebilir. Ayrıca, Türkiye’nin kendi deprem ve sel felaketlerinden edindiği deneyimleri paylaşması, iki ülke arasındaki işbirliğini derinleştirebilir. Küresel ölçekte ise bu tür doğal afetlerin artması, iklim değişikliğiyle mücadelenin ve afet risk azaltma stratejilerinin tüm ülkeler için öncelikli bir mesele haline gelmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.