Nepal'de geçen hafta yaşanan ve Himalaya bölgesini vuran şiddetli sel felaketinin ardından, hidroelektrik santrallerinin tünellerinde mahsur kalan yüzlerce işçiye ulaşmak için Çin ve Hindistan'dan gelen uzmanların desteğiyle kurtarma çalışmaları yoğunlaştırıldı. Yetkililer, çamur, su ve moloz yığınlarının tünelleri tıkadığını ve içerideki işçilere ulaşmanın güç olduğunu belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
Nepal'in başkenti Katmandu'nun yaklaşık 150 kilometre doğusunda, Dolakha bölgesindeki hidroelektrik projelerinde çalışan işçiler, sel felaketinin vurduğu tünellerde mahsur kaldı. Yetkililere göre, Çin ve Hindistan'dan gelen uzmanlardan oluşan ekipler, enkaz altındaki işçilere ulaşmak için 24 saat esasına göre çalışıyor. Kurtarma ekipleri, işçilerin sağ olup olmadığına dair henüz net bir bilgiye sahip olmadıklarını, ancak bazı işçilerle iletişim kurmayı başardıklarını ve onlara gıda ve su ulaştırdıklarını bildirdi.
Bölgede iki büyük hidroelektrik projesi bulunuyor: 456 megavat kapasiteli Tanahu Hidroelektrik Projesi ve 60 megavatlık Trishuli hidroelektrik projesi. Sel felaketi, bu projelerdeki tünellerin çökmesine ve işçilerin içeride mahsur kalmasına yol açtı. Nepal ordusu ve polis ekipleri, bölgedeki kurtarma çalışmalarına destek veriyor. Ancak sürekli yağmur ve heyelan riski çalışmaları güçleştiriyor.
Kurtarma ekipleri, tünellere ulaşmak için çamurun ve enkazın temizlenmesi gerektiğini ifade ediyor. Yetkililer, işçilerin sayısının yüzlerle ifade edildiğini ancak kesin sayının belirsiz olduğunu aktardı. Nepal hükümeti, bölgeye ilave ekipman ve yardım gönderilmesi için yoğun çaba sarf ediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu felaket, Nepal'in altyapı projelerinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Ülke, yıllardır enerji ihtiyacını karşılamak için hidroelektrik santrallerine büyük yatırımlar yapıyor. Ancak iklim değişikliğine bağlı olarak yaşanan aşırı hava olayları, bu projelerin güvenliğini tehdit ediyor. Uzmanlar, Nepal'in coğrafi yapısının ve iklim koşullarının, büyük ölçekli altyapı projelerinde riskleri artırdığını vurguluyor.
Bölgedeki diğer ülkeler de bu tür felaketlerle karşı karşıya. Geçen ay Hindistan'ın Himachal Pradesh eyaletinde meydana gelen sel felaketinde de onlarca kişi hayatını kaybetmişti. Bu durum, Güney Asya'nın iklim değişikliğinin etkilerine ne kadar açık olduğunu gösteriyor. Nepal, Çin ve Hindistan arasında enerji işbirliği açısından stratejik bir öneme sahip. Bu kurtarma operasyonunda Çin ve Hindistan'ın sağladığı teknik destek, ülkeler arasındaki işbirliğinin bir yansıması olarak değerlendirilebilir.
Öte yandan, bu tür felaketler, bölgedeki hidroelektrik santrallerinin güvenliği konusunda uluslararası standartların gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Nepal hükümeti, önümüzdeki dönemde daha sıkı güvenlik önlemleri alacağını ve mevcut projelerin risk değerlendirmelerini yenileyeceğini açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Nepal'deki hidroelektrik kazalarından doğrudan etkilenmese de, bu tür felaketler küresel enerji altyapısına yönelik risklere işaret ediyor. Türkiye'nin özellikle deprem ve sel gibi doğal afetlere karşı hassas bölgelerde altyapı projeleri yürüttüğü göz önüne alındığında, Nepal'deki deneyimler Türk mühendislik ve inşaat şirketleri için önemli dersler içeriyor. Ayrıca, Türkiye'nin enerji diplomasisi bağlamında, Güney Asya'daki gelişmeleri yakından izlemesi ve bölgedeki etkisini artırmak için fırsatları değerlendirmesi beklenir. Ancak doğrudan bir Türk vatandaşı veya şirketinin etkilenmemesi, bu haberi birinci öncelikli kılmıyor.