Nepal, son yılların en yıkıcı sel felaketleriyle boğuşurken, Başbakan K.P. Sharma Oli uluslararası topluma iklim değişikliğiyle mücadelede daha güçlü bir iş birliği çağrısında bulundu. Ülkenin başkenti Katmandu ve çevresindeki bölgelerde etkili olan ani seller, onlarca kişinin hayatını kaybetmesine ve yüzlerce kişinin evsiz kalmasına neden oldu. Hindistan Dışişleri Bakanlığı (MEA) tarafından yapılan açıklamada, felaketin ardından 158 Hint vatandaşının kurtarıldığı bildirildi. Yetkililer, kurtarma çalışmalarının devam ettiğini ve kayıp kişilerin aranmasına odaklanıldığını açıkladı.
Felaketin boyutları ve kurtarma çalışmaları
Geçtiğimiz hafta boyunca etkili olan şiddetli muson yağmurları, Nepal'in orta ve doğu bölgelerinde ani sellere ve toprak kaymalarına yol açtı. Özellikle Katmandu Vadisi'nde birçok nehir taşarak yerleşim yerlerini su altında bıraktı. Nepal İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre, en az 120 kişi hayatını kaybetti, 60'tan fazla kişi ise hâlâ kayıp. Onlarca köy ve kasaba iletişim ve ulaşım ağlarının çökmesi nedeniyle dış dünyayla bağlantısını kesti.
Nepal ordusu ve polis ekipleri, helikopterler ve şişme botlarla kurtarma operasyonlarını yürütüyor. Hindistan'dan gelen kurtarma ekipleri de çalışmalara destek veriyor. Hindistan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, 158 Hint vatandaşının güvenli bir şekilde tahliye edildiğini, arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü doğruladı. Ayrıca, bölgedeki hastanelerde yaralıların tedavisine devam edildiği, salgın hastalık riskine karşı önlemlerin artırıldığı belirtildi.
Yetkililer, altyapının ciddi şekilde hasar gördüğünü, yolların ve köprülerin büyük bölümünün kullanılamaz hale geldiğini açıkladı. Elektrik ve su şebekelerinde kesintiler yaşanıyor. Nepal hükümeti, bölgede acil durum ilan ederek uluslararası yardım çağrısında bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut
Himalaya bölgesi, iklim değişikliğinin etkilerini en yoğun hisseden bölgelerden biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, artan sıcaklıkların buzulların erimesini hızlandırdığını ve bu durumun ani sel ve toprak kayması riskini artırdığını vurguluyor. Nepal, dünya genelinde iklim riskine en açık ülkeler arasında yer alıyor. Ülke, sera gazı emisyonlarının küresel toplamda binde birinden azını üretmesine rağmen, iklim felaketlerinin yükünü orantısız şekilde taşıyor.
Bu felaket, bölgesel iş birliğinin önemini bir kez daha gündeme getirdi. Hindistan ve Çin gibi komşu ülkeler, Nepal'e acil yardım gönderirken, uluslararası toplumun iklim değişikliğiyle mücadelede daha kararlı adımlar atması gerektiği vurgulanıyor. Nepal Başbakanı Oli, yaptığı açıklamada, "Gelişmiş ülkelerin, iklim değişikliğinden en az sorumlu olan ancak en çok zarar gören ülkelere destek olması bir zorunluluktur. Bu sadece bir yardım meselesi değil, bir adalet meselesidir" ifadelerini kullandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Paris Anlaşması süreçlerinde aktif rol oynamakta olup, gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanı taleplerine destek vermektedir. Nepal'deki bu felaket, iklim değişikliğinin güvenlik ve insani boyutunu öne çıkarmakta ve Türkiye'nin kalkınma yardımları ile insani diplomasisinin önemini vurgulamaktadır. Ayrıca, Türkiye'nin Kızılay ve AFAD gibi kurumlarının benzer afetlerde gösterdiği dayanışma, bölgesel iş birliği açısından örnek teşkil etmektedir. Bu tür olaylar, Türkiye'nin küresel iklim politikalarında daha güçlü bir ses olması gerektiğini bir kez daha hatırlatmaktadır.