Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Ağustos ayının sonunda Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'e giderek, bu yıl şimdiye kadar sakin geçen yurtdışı ziyaretlerinin ardından potansiyel bir dizi dış gezisine start verdi. Xi, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesi öncesinde Kırgız mevkidaşı Sadır Caparov ile bir araya geldi. Bu görüşmede ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel güvenlik ve ticaret konularının ele alınması bekleniyor.
Gelişmenin Arka Planı
Xi Jinping'in Bişkek ziyareti, Çin'in Orta Asya'daki nüfuzunu pekiştirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Kovid-19 pandemisinin ardından sınırlı kalan lider diplomasisine yeniden ivme kazandırmak isteyen Pekin yönetimi, özellikle Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki altyapı projeleri ve enerji iş birliklerine odaklanıyor.
ŞİÖ zirvesi, Rusya, Hindistan, Pakistan ve diğer üye ülkelerin katılımıyla Bişkek'te gerçekleşecek. Zirvede Afganistan'daki durum, terörle mücadele ve ekonomik iş birliği gibi gündem maddelerinin ele alınması bekleniyor. Xi'nin bu toplantıda, Batı yaptırımlarıyla karşı karşıya olan Rusya'ya destek sinyali vermesi ve Batı karşıtı bir blok görüntüsü çizmesi bekleniyor.
Çin-Kırgızistan ilişkileri, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artması ve Çin'in Kırgızistan'a yönelik yatırımlarıyla güçleniyor. Kırgızistan, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'nde önemli bir halka olarak görülüyor; özellikle Çin-Kırgızistan-Özbekistan demiryolu projesi gibi büyük altyapı projeleri iki ülke arasındaki iş birliğinin somut örnekleri arasında yer alıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu ziyaret, Çin ile Orta Asya ülkeleri arasındaki ilişkilerin derinleştiği bir dönemde gerçekleşiyor. Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı nedeniyle Batı ile yaşadığı gerilim, Orta Asya ülkelerini çeşitlendirme arayışına itiyor. Çin, bu boşluğu doldurarak bölgede daha etkin bir oyuncu haline gelmeyi hedefliyor.
Uzmanlara göre, Xi Jinping'in Bişkek ziyareti ve ŞİÖ zirvesi, Çin'in liderliğinde Batı karşıtı bir eksenin güçlenebileceği sinyali veriyor. Rusya'nın yanı sıra İran'ın da ŞİÖ'ye üyeliği, bu örgütü Çin'in jeopolitik rekabette kullandığı bir platforma dönüştürüyor. Hindistan'ın katılımı ise örgütün Çin-Rusya ikilisinin kontrolünde olduğu izlenimini zayıflatıyor.
Bölgesel güvenlik açısından, Afganistan'da Taliban yönetiminin tanınması ve terör örgütleriyle mücadele konuları ŞİÖ'nün ana gündemini oluşturuyor. Çin, sınır güvenliğini sağlamak ve Doğu Türkistan İslami Hareketi gibi örgütlerin faaliyetlerini engellemek için bölge ülkeleriyle iş birliğini artırmayı amaçlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Orta Asya'daki Türk cumhuriyetleriyle olan bağları açısından önem taşıyor. Türkiye, Kırgızistan ve diğer bölge ülkeleriyle tarihi ve kültürel bağlarını ekonomi ve güvenlik alanlarına taşımaya çalışırken, Çin'in artan etkisi bölgedeki dengeleri değiştirebilir. Ayrıca, ŞİÖ'nün Batı karşıtı söylemi, NATO üyesi Türkiye için bir denge unsuru olarak görülebilir. Türkiye'nin ŞİÖ ile diyalog ortaklığı statüsünü sürdürmesi, bu örgütün genişleyen etkisini göz önünde bulundurarak Ankara'nın çok yönlü dış politikasına uygun düşüyor.