Nepal'in kuzey sınırında, Tibet ile komşu olduğu Himalaya geçiş bölgesinde meydana gelen ani seller, büyük bir yıkıma yol açtı. Yetkililer, yol ve köylerin çamur altında kaldığı felakette yüzlerce kişinin kaybolduğunu, bunların en az 300'ünün turist olduğunu bildirdi. Nepal ordusu ve polis ekipleri, bölgede arama kurtarma çalışmalarını sürdürürken, Hindistan'ın Bihar ve Uttar Pradesh eyaletlerinde de sel uyarıları yapıldı. Felaketin boyutu, bölgedeki altyapının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Gelişmenin arka planı
Seller, Tibet ile Nepal arasındaki sınır kapısı yakınlarında, ani bir sağanak sonrası meydana geldi. Dağlık bölgede etkili olan şiddetli yağışlar, birçok dere ve nehrin taşmasına neden oldu. Özellikle turistik bölgelerde bulunan yollar ve yerleşim alanları, gelen çamur ve moloz yığınları altında kaldı. Nepal hükümeti, olayın ardından bölgeye arama kurtarma ekipleri sevk etti. Ancak engebeli arazi ve olumsuz hava koşulları, çalışmaları güçleştiriyor.
Kayıp raporları, özellikle turistlerin yoğun olarak bulunduğu bölgelerde yoğunlaşıyor. Yetkililer, kayıp sayısının 300'ün üzerinde olduğunu, bunların çoğunun yabancı turist olduğunu tahmin ediyor. Nepal, turizm gelirlerine büyük ölçüde bağımlı olan bir ülke olarak, bu tür doğal afetlerin ardından sık sık benzer durumlarla karşılaşıyor. 2015'teki büyük depremde de binlerce kişi hayatını kaybetmişti.
Sellerin etkisi yalnızca Nepal ile sınırlı kalmadı. Komşu Hindistan'ın Bihar ve Uttar Pradesh eyaletlerinde de sel uyarıları yapıldı. Özellikle Bihar, Himalayalar'dan kaynaklanan nehirlerin mansabında yer alması nedeniyle sel baskınlarına sık sık maruz kalıyor. Uttar Pradesh'te ise bazı bölgelerde su seviyelerinin yükseldiği, halkın güvenli bölgelere tahliye edilmesi için hazırlıkların başladığı bildirildi.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu felaket, iklim değişikliğinin etkisiyle Himalaya bölgesinde giderek artan ani sel ve heyelan riskini tekrar gündeme getirdi. Bilim insanları, küresel ısınmanın etkisiyle buzulların hızla eridiğini ve bunun da dağlık bölgelerdeki su baskınlarını daha sık ve şiddetli hale getirebileceği uyarısında bulunuyor. Nepal, bu anlamda iklim değişikliğine karşı en savunmasız ülkelerden biri olarak kabul ediliyor.
Bölgedeki turizm faaliyetleri, özellikle trekking ve dağcılık turları, sellerden olumsuz etkilendi. Nepal hükümeti, uluslararası turistlerin güvenliğini sağlamak için çaba gösterirken, bu durum ülke ekonomisi için de ciddi bir darbe anlamına geliyor. Turist kayıplarının çoğunun Çinli ve Hintli olduğu belirtiliyor. Bölgedeki diğer ülkeler, özellikle Çin, afet bölgesine insani yardım göndermeye hazırlandıklarını açıkladı.
Himalaya bölgesi, jeopolitik açıdan da stratejik bir öneme sahip. Nepal, Çin ile Hindistan arasında tampon bir ülke konumunda. Bu tür doğal afetler, bölgesel işbirliği ihtiyacını artırırken, aynı zamanda altyapı ve afet yönetimi konusundaki eksiklikleri de gözler önüne seriyor. Uluslararası toplum, Nepal'e mali ve teknik yardım sözü verdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, doğal afetlerle mücadelede deneyimli bir ülke olarak, Nepal'e uluslararası dayanışma çerçevesinde destek sağlayabilir. Türkiye jeolojik olarak aktif bir bölgede yer almasına rağmen, sel ve heyelan gibi afetlerle mücadelede önemli bir bilgi birikimine ve arama kurtarma kapasitesine sahiptir. Bu tür felaketler, Türkiye'nin insani yardım alanındaki etkinliğini artırma ve bölge ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirme fırsatı sunar. Ayrıca, iklim değişikliğinin küresel etkileri, Türkiye'nin de dahil olduğu bölgesel işbirliği mekanizmalarının önemini artırmaktadır. Türkiye, BM ve diğer platformlarda Nepal gibi kırılgan ülkelere yönelik iklim finansmanı ve afet risk azaltma programlarının güçlendirilmesi çağrısında bulunabilir.