Nepal'de Tibet sınırındaki dağlık bölgelerde meydana gelen ani seller ve toprak kaymaları, ülkeyi yasa boğdu. Yetkililer, en az 165 kişinin hayatını kaybettiğini, 1.000'den fazla kişinin ise kayıp olduğunu açıkladı. Felaketin boyutları, özellikle popüler yürüyüş rotalarının bulunduğu bölgelerde etkili olan şiddetli muson yağmurlarının yol açtığı ani su baskınları sonucu ortaya çıktı. Avrupa Birliği (AB), uluslararası yardım çalışmalarına destek vereceğini duyururken, Nepal hükümeti bölgeye acil yardım ekipleri sevk etti. Yüzlerce turistin hâlâ kayıp olduğu bildirilirken, kurtarma ekipleri enkaz altında kalanları arama çalışmalarını sürdürüyor.
Felaketin Boyutları ve Kurtarma Çalışmaları
Nepal İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, ölü sayısı 165'e yükselirken, kayıp sayısı 1.000'i aşmış durumda. Felaketin en çok etkilediği bölgeler arasında başkent Katmandu yakınlarındaki Sindhupalchok ve Dolakha bölgeleri ile Annapurna ve Manaslu dağlarının eteklerindeki yürüyüş parkurları yer alıyor. Özellikle, dağcıların ve trekking tutkunlarının sıklıkla tercih ettiği Manaslu bölgesinde en az 50 kişinin mahsur kaldığı belirtiliyor. Nepal Hava Kuvvetleri, helikopterlerle kurtarma operasyonlarına katılırken, karayollarının birçok noktada hasar görmesi kara ulaşımını engelliyor. Nepal ordusu, afet bölgelerinde arama-kurtarma çalışmalarını yürütmek üzere ek birlikler görevlendirdi.
Yetkililer, bazı köylerin tamamen çamur ve enkaz altında kaldığını, birçok kişinin hâlâ enkaz altında olduğunu tahmin ettiklerini aktarıyor. Nepal Kızılhaçı, bölgede binden fazla kişinin geçici barınma ihtiyacı olduğunu, temiz su ve gıda sıkıntısı yaşandığını raporladı. Hükümet, afetzedeler için geçici kamp alanları kurarken, uluslararası yardım kuruluşları da harekete geçmiş durumda.
Uluslararası Yardım Çağrıları
AB Komşuluk ve Genişleme Komiseri Oliver Varhelyi, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği'nin Nepal'e insani yardım ulaştırmak için hazır olduğunu belirtti. AB'nin acil durum koordinasyon merkezi, Nepal hükümetiyle temas halinde olduğunu duyurdu. Hindistan, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri de taziye mesajları yayınlayarak yardım teklifinde bulundu. Birleşmiş Milletler, Nepal'in ihtiyaç duyduğu acil yardımın karşılanabilmesi için uluslararası topluma bağış çağrısında bulundu.
Uzmanlar, iklim değişikliğinin Himalaya bölgesindeki aşırı hava olaylarının sıklığını ve şiddetini artırdığına dikkat çekiyor. Nepal, her yıl muson yağmurlarının yol açtığı sel ve heyelanlardan büyük zarar gören bir ülke konumunda. Ancak bu yılki felaketin boyutu, ülkenin afet yönetimi kapasitesinin sınırlarını zorladığını gösteriyor.
Bölgedeki Turizm Sektörüne Etkisi
Nepal ekonomisinin önemli bir parçası olan turizm sektörü, bu felaketten doğrudan etkilenmiş durumda. Ülkeye her yıl on binlerce turist, Himalaya dağlarında yürüyüş ve dağcılık faaliyetleri için geliyor. Muson mevsimi genellikle trekking sezonu dışında kaldığı için, bölgede bulunan turist sayısı nispeten daha az olsa da, kayıp turistlerin çoğunun Manaslu ve Annapurna bölgelerindeki popüler rotalarda olduğu bildiriliyor. Nepal Turizm Kurulu, bölgedeki yabancı turistlere ulaşılması ve tahliye edilmesi için çalışmalar yürütüyor. Bu olay, Nepal'in afet risklerine karşı turizm altyapısının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki bu felaket, Türkiye'nin doğal afetlere müdahale konusundaki deneyiminin bölgesel işbirliği fırsatlarını hatırlatıyor. Türkiye, geçmişte Nepal'de yaşanan depremlerde arama-kurtarma ekipleri göndermiş ve insani yardımda bulunmuştu. Bu tür felaketler, Türk dış politikasında önemli bir araç olan insani diplomasinin sergilenmesi için birer vesile teşkil ediyor. Türkiye'nin, uluslararası toplumla birlikte Nepal'e yardım ulaştırması, hem iki ülke arasındaki dostane ilişkileri güçlendirir hem de Türkiye'nin küresel ölçekteki yardım çağrılarına duyarlılığını gösterir. Öte yandan, iklim değişikliğinin yol açtığı bu tür afetlerin artacağına yönelik öngörüler, Türkiye'nin de afet yönetimi ve iklim değişikliğiyle mücadele politikalarında işbirliği yapması gerekliliğini ortaya koymaktadır.