Nepal'in kuzeyindeki dağlık bölgelerde dün gece başlayan şiddetli yağışların yol açtığı ani sellerde en az 8 kişi hayatını kaybetti. Yerel yetkililer, onlarca evin sular altında kaldığını veya sürüklendiğini, bazı köylerle iletişimin kesildiğini bildirdi. Seller, özellikle Karnali ve Sudurpashchim eyaletlerindeki yerleşim yerlerinde etkili oldu.
Sellerin Ardından Kurtarma Çalışmaları
Karnali eyaletine bağlı Jumla ve Kalikot bölgelerinde gece saatlerinde aniden yükselen nehirler, yerleşim alanlarını vurdu. Nepal Polisi ve ordu birlikleri, helikopterlerle bölgeye sevk edilirken, enkaz altında kalanlar için arama kurtarma operasyonları başlatıldı. Yetkililer, ölü sayısının artabileceği endişesini dile getiriyor. Bölge müdürü Ganesh Rai, "Şu ana kadar 8 cesede ulaştık. Ancak hâlâ haber alamadığımız köyler var." dedi.
Himalaya eteklerindeki bu bölgeler, muson yağmurlarının yol açtığı ani seller ve toprak kaymalarına sık sık maruz kalıyor. Ancak bu yılki sellerin şiddeti, küresel iklim değişikliğinin etkisiyle giderek artan aşırı hava olaylarının bir yansıması olarak yorumlanıyor. Nepal Ulusal Afet Risk Azaltma Otoritesi, ülke genelinde muson sezonu boyunca 40'tan fazla kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Seller nedeniyle birçok karayolu ulaşıma kapandı. Özellikle Jumla’yı merkeze bağlayan kara yolu, toprak kayması nedeniyle geçilemez durumda. Ekipler, alternatif yollar oluşturmak için çalışıyor. Ayrıca bölgede elektrik ve iletişim hatlarının büyük ölçüde zarar gördüğü, bazı sağlık merkezlerinin hizmet veremediği öğrenildi.
Bölgesel Kırılganlık ve İklim Krizi
Uzmanlar, Nepal'in coğrafi yapısının ani seller açısından yüksek risk taşıdığını vurguluyor. Ülke, dünyanın en yüksek dağlarına sahip olmasına rağmen, altyapı yatırımları yetersiz. Ayrıca son yıllarda iklim değişikliği nedeniyle yağış rejimlerinin değiştiği, daha yoğun ve ani yağışların yaşandığı belirtiliyor. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Raporu'na göre, Hindu Kush Himalaya bölgesi iklim değişikliğinden en fazla etkilenen bölgeler arasında.
Bu tür afetler, Nepal ekonomisini de doğrudan etkiliyor. Tarım arazilerinin tahrip olması, geçim kaynaklarını yok ediyor ve yoksulluğu derinleştiriyor. Hükümetin afetlere hazırlık ve müdahale kapasitesi ise sınırlı. Yerel halk, sel riskine karşı erken uyarı sistemlerinin ve güvenli barınma alanlarının olmayışından şikayetçi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki bu doğal afet, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, bölgesel istikrar ve insani yardım iş birliği açısından önem taşıyor. Türkiye, geçmişte Nepal'de meydana gelen deprem ve sel felaketlerinde kurtarma ekipleri ve insani yardım göndererek dayanışma sergilemişti. Bu tür olaylar, iki ülke arasındaki dostane ilişkilerin sürdürülmesi açısından fırsat sunuyor. Ayrıca iklim kaynaklı göç ve güvenlik riskleri, Türkiye dahil tüm bölge ülkelerinin ortak sorunu olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin afet yönetimi konusundaki deneyimini Nepal ile paylaşması, uluslararası iş birliğinin somut bir örneği olabilir.