Nepal'de meydana gelen ve yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği sel felaketinin ardından, kayıplar arasında yer alan Avustralyalı turistler hakkında sosyal medyada 'yürek parçalayan' ve 'iğrenç' olarak nitelendirilen ırkçı saldırılar yapıldı. Yetkililer, ailelerin sevdiklerinden haber beklediği bu zor süreçte, toplumun nefret söylemleri yerine şefkat göstermesi çağrısında bulundu.
Felaketin boyutları ve kayıp Avustralyalılar
Geçtiğimiz hafta Nepal'in başkenti Katmandu'yu vuran şiddetli muson yağmurları, ülke genelinde sel ve heyelanlara yol açtı. Yetkililer, en az 200 kişinin hayatını kaybettiğini, onlarca kişinin de hâlâ kayıp olduğunu açıkladı. Felaketin vurduğu bölgeler arasında, popüler trekking rotaları ve turistik bölgeler de bulunuyor. Bu bölgelerde bulunan bazı Avustralyalı turistlerden haber alınamıyor.
Avustralya Dışişleri Bakanlığı, kayıp vatandaşlarının aileleriyle iletişim hâlinde olduklarını ve Nepal makamlarıyla koordineli çalıştıklarını doğruladı. Bakanlık, 'kayıp' listesinde kaç Avustralyalının yer aldığına dair kesin bir sayı vermekten kaçınırken, Nepal'de bulunan Avustralyalıların yakınlarının endişeli bekleyişi sürüyor.
Bu süreçte sosyal medyada bazı kullanıcılar, kayıp Avustralyalılarla ilgili paylaşımların altına ırkçı ve aşağılayıcı yorumlar yaptı. Söz konusu yorumların, felaketin yarattığı acıyı derinleştirdiği belirtilirken, Nepal'de yaşayan Avustralyalı topluluk üyeleri tepki gösterdi. Topluluk sözcüleri, bu tür söylemlerin 'yürek parçalayıcı' ve 'iğrenç' olduğunu ifade ederek, insanları empatiye ve dayanışmaya çağırdı.
Bölgesel ve küresel boyut
Nepal, her yıl muson mevsiminde benzer felaketlerle karşı karşıya kalıyor. Ancak iklim değişikliğinin etkisiyle bu tür aşırı hava olaylarının sıklığı ve şiddeti giderek artıyor. Uzmanlar, bölgedeki kırılgan altyapının afetlere karşı direncini artırması gerektiğine dikkat çekiyor.
Öte yandan, felaketin ardından uluslararası toplumdan da yardım çağrıları yapıldı. Komşu ülkeler Hindistan ve Çin, arama kurtarma ekipleri ve insani yardım göndermeye başladı. Avustralya hükûmeti de Nepal'e acil insani yardım sağlanacağını duyurdu.
Yaşanan bu trajedi, turizmle geçinen Nepal ekonomisini de olumsuz etkileme riski taşıyor. Ülke, COVID-19 salgınının ardından turist sayısını artırmaya çalışırken, bu felaket turizm sektörüne yeni bir darbe vurabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Nepal'deki sel felaketinin ardından taziye mesajı yayınlayarak dayanışma çağrısında bulunmuştu. Bu tür doğal afetler, Türkiye'nin de insani yardım alanında aktif rol aldığı bölgelerdeki krizlere odaklanmasını gerektiriyor. Ayrıca, Türkiye'de de benzer afet riskleri bulunduğundan, iklim değişikliğine uyum ve afet yönetimi konularında uluslararası iş birliğinin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Nepal'deki arama kurtarma çalışmalarına Türk ekiplerinin katılımı, iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirebilir ve Türkiye'nin bölgedeki yumuşak gücünü artırabilir.