NATO liderleri, ABD Başkanı Donald Trump'ın da katılımıyla bu hafta Türkiye'de düzenlenen yıllık zirvede bir araya geliyor. Zirvenin ana gündem maddelerinden biri, Avrupa'nın kendi savunmasını daha fazla üstlenme çabaları olacak. Avrupa Politika Analizi Merkezi'nden (CEPA) David M. Cattler, bu dönüşümün nedenlerini ve ittifak içindeki gerilimleri analiz ediyor. Zirve, NATO'nun geleceği ve transatlantik ilişkiler açısından kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor.
Zirvenin Arka Planı ve Beklentiler
NATO'nun 75. kuruluş yıldönümüne denk gelen bu zirve, ittifakın karşı karşıya olduğu zorlukların altını çiziyor. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığı, terörizmle mücadele ve siber güvenlik gibi konular masada yer alırken, en önemli başlıklardan biri de savunma harcamaları. Trump, ABD'nin NATO'nun yükünü adaletsiz bir şekilde taşıdığını daha önce defalarca dile getirmişti. Bu zirvede, Avrupalı müttefiklerin savunma bütçelerini Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYH) en az yüzde 2'sine çıkarmaları yönünde baskı yapması bekleniyor. 2014 Galler Zirvesi'nde alınan karar doğrultusunda, birçok üye bu hedefe yaklaşırken, hala geride kalanlar bulunuyor.
Türkiye, zirveye ev sahipliği yaparak hem stratejik konumunu hem de ittifak içindeki önemini vurguluyor. İstanbul'da gerçekleşen toplantı, aynı zamanda Türkiye-ABD ilişkilerindeki son gelişmelerin de ele alınacağı bir platform olacak. Özellikle Suriye'nin kuzeyindeki terör tehdidi ve S-400 hava savunma sistemi meselesi, ikili görüşmelerde gündeme gelebilir.
Küresel ve Bölgesel Boyut
NATO zirvesi, sadece ittifak üyelerini değil, aynı zamanda küresel güvenlik dengelerini de ilgilendiriyor. Rusya'nın artan askeri faaliyetleri ve Çin'in yükselen etkisi karşısında, NATO'nun caydırıcılık kapasitesini güçlendirmesi bekleniyor. Avrupa'nın kendi savunmasını üstlenmesi, ABD'nin Asya-Pasifik'e odaklanma stratejisiyle de uyumlu. Ancak bu süreç, ittifak içinde farklı görüşlere yol açıyor: Bazı üyeler Avrupa ordusu fikrini savunurken, diğerleri NATO'nun mevcut yapısının korunması gerektiğini düşünüyor. Zirve sonunda yayınlanacak ortak bildiri, bu hassas dengenin bir yansıması olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
NATO'nun Türkiye'de düzenlenen zirvesi, Ankara'nın uluslararası arenadaki konumunu pekiştiriyor. Türkiye, ittifakın güney kanadında kilit bir müttefik olarak, özellikle terörle mücadele ve göç yönetimi konularında önemli bir rol oynuyor. Ancak, ABD ile yaşanan S-400 ve F-35 gerilimi, Türkiye'nin NATO içindeki pozisyonunu zaman zaman zorlasa da, zirve bu sorunların aşılması için bir fırsat sunabilir. Savunma harcamalarının artırılması baskısı, Türkiye'nin ekonomik koşulları göz önüne alındığında zorlayıcı olabilir. Yine de, Doğu Akdeniz ve Karadeniz'deki güvenlik tehditleri karşısında NATO dayanışması, Türkiye'nin çıkarları açısından hayati önem taşımaktadır.