Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan ile Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Raşid el-Zayani, telefon görüşmesinde ABD ile İran arasında gerçekleşmesi beklenen dolaylı müzakereleri ele aldı. Görüşmede, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin bu süreçteki pozisyonu ve bölgesel güvenlik kaygıları masaya yatırıldı. İki bakan, diplomatik çabaların bölgedeki istikrara katkı sağlaması gerektiğini vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı
ABD ile İran arasında yeniden başlaması planlanan nükleer müzakereler, özellikle Suudi Arabistan ve Bahreyn gibi Körfez ülkeleri tarafından yakından takip ediliyor. Riyad ve Manama, Tahran'ın bölgesel faaliyetlerinden duydukları endişeyi sıklıkla dile getiriyor. Son dönemde Suudi Arabistan'ın İran'la ilişkilerini normalleştirme yönünde attığı adımlar, Bahreyn'de de dikkatle izleniyor. İki ülke, İran'ın nükleer programı karşısında ortak bir tutum sergilemeye çalışıyor.
Geçen hafta Umman'da yapılan ön görüşmelerde, ABD ve İran heyetleri dolaylı müzakerelerin çerçevesini belirlemişti. Suudi Arabistan ve Bahreyn, bu sürecin kapsayıcı olması ve Körfez ülkelerinin güvenlik endişelerini gidermesi gerektiğini savunuyor. Prens Faysal, daha önce yaptığı açıklamada, nükleer anlaşmanın İran'ın balistik füze programını da kapsaması gerektiğini belirtmişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD-İran müzakerelerinin yeniden başlaması, sadece iki ülke arasındaki ilişkileri değil, tüm Ortadoğu dengelerini etkileyebilecek bir gelişme. Körfez İşbirliği Konseyi üyeleri, İran'la varılacak olası bir anlaşmanın bölgede istikrarı artıracağını ancak Tahran'ın bölgesel politikalarının da yakından takip edilmesi gerektiğini düşünüyor. Bahreyn, Suudi Arabistan'ın ardından en fazla endişe duyan ülkelerden biri; ülkedeki Şii nüfusun İran'la bağlantılı olduğu iddiaları, Manama'yı Tahran karşısında daha tedbirli davranmaya itiyor. Uluslararası toplum, İran'la yapılacak bir anlaşmanın nükleer silahlanma yarışını önleyebileceğini umuyor; ancak İsrail ve bazı Körfez ülkeleri, anlaşmanın yetersiz kalabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD-İran müzakerelerinde tarafsız bir tutum sergilese de İran'la komşuluk ilişkileri ve enerji ihtiyacı nedeniyle bu süreci yakından izliyor. Anlaşma, Türkiye'nin enerji ithalatında İran'a bağımlılığını azaltabilecek olsa da bölgesel istikrarın sağlanması, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki çıkarları için kritik. Ayrıca, Türkiye'nin Katar ve Suudi Arabistan'la son dönemde geliştirdiği ilişkiler, Körfez'deki denklemlerde Ankara'nın da etkili olmasını sağlayabilir.