NATO, 2035 yılına kadar emekliye ayırmayı planladığı E-3 Sentry (AWACS) erken uyarı ve kontrol uçaklarının yerini alması için İsveç yapımı Saab GlobalEye hava erken uyarı uçaklarını tedarik etmeye hazırlanıyor. Kaynaklara göre, ittifak daha önce 2025 yılında altı adet Boeing E-7 Wedgetail satın almayı planlarken, Pentagon'un 26 adetlik siparişini iptal ederek uydu tabanlı kabiliyetlere ağırlık vermesi nedeniyle bu karardan vazgeçti. NATO'nun yaklaşık 30 adet GlobalEye sipariş etmesi bekleniyor.
Gelişmenin arka planı
NATO'nun mevcut filosu 14 adet E-3 Sentry uçağından oluşuyor. Bunlar 1980'lerden bu yana hava sahası gözetleme ve komuta-kontrol görevlerini yürütüyor. Ancak yaşlanan filonun bakım maliyetleri artarken, modern tehditlere karşı yetenekleri sınırlı kalıyor. İttifak, 2023'te başlattığı modernizasyon programı kapsamında önce Boeing E-7 Wedgetail'ı tercih etmişti. Fakat ABD Savunma Bakanlığı'nın 2024 yılı sonunda E-7 alımını iptal ederek uydu tabanlı erken uyarı sistemlerine yönelmesi NATO'yu alternatif arayışına itti. İsveç yapımı GlobalEye, aktif elektronik taramalı dizi (AESA) radarıyla hem havadaki hem de denizdeki hedefleri yüksek hassasiyetle tespit edebiliyor. Saab'ın üretim hızı ve maliyet avantajı da seçimde etkili oldu. Atlantik Konseyi uzmanları, kararın ABD ile Avrupalı müttefikler arasında teknoloji paylaşımı konusundaki gerilimlerin bir yansıması olduğunu belirtiyor.
GlobalEye, mevcut AWACS'lara kıyasla daha hafif, daha az yakıt tüketen ve daha küçük ekip gerektiren bir platform. Uçak, 10 saatten fazla havada kalabiliyor ve 450 kilometre menzile kadar hedefleri izleyebiliyor. Ayrıca, EA-18G Growler gibi elektronik harp uçaklarıyla entegre çalışabilecek şekilde tasarlandı. İlk partinin 2028'de teslim edilmesi planlanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
NATO'nun GlobalEye tercihi, sadece bir uçak alımı değil, aynı zamanda ittifakın doğu kanadının güvenlik mimarisinde önemli bir değişimi işaret ediyor. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları sonrası NATO, Baltık Denizi ve Karadeniz'de hava gözetleme kapasitesini artırma ihtiyacı duyuyor. GlobalEye'nin düşük imzalı hedefleri (seyir füzeleri, insansız hava araçları) tespit yeteneği, bu bölgelerde kritik önem taşıyor. Ayrıca, uçakların Norveç, Polonya ve Romanya gibi ülkelerde konuşlandırılması bekleniyor. İsveç'in NATO üyeliğiyle birleştiğinde, bu durum İskandinav savunma sanayisinin ittifak içindeki ağırlığını artırıyor. Öte yandan, Boeing'in kaybettiği sipariş, ABD savunma endüstrisi için bir darbe olarak değerlendiriliyor.
Teknolojik açıdan GlobalEye, uydu tabanlı sistemlerle tamamlayıcı bir rol oynayacak. NATO, 2030 sonrası dönemde füzyon sensör ağlarına geçmeyi hedefliyor. Bu kapsamda GlobalEye, hem havadan hem de uzaydan gelen verileri birleştirerek daha kapsamlı bir hava resmi sunacak. Ancak bazı analistler, uydu sistemlerinin her türlü hava koşulunda yeterli olmadığını, bu nedenle insanlı uçakların vazgeçilmez olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun yıllardır kendi milli erken uyarı uçağı projesi olan Hava Uyarı Kontrol Sistemi (HÜKÜM) üzerinde çalışıyor. NATO'nun GlobalEye tercihi, yerli projenin geleceği açısından bir fırsat ya da risk oluşturabilir. Türk savunma sanayisinin, İsveç ile mevcut gerilimlere rağmen (örneğin silah ambargosu) bu projeye entegre olma ihtimali düşük görünüyor. Bununla birlikte, Türkiye'nin NATO içinde erken uyarı kabiliyetine katkı sağlaması bekleniyor; ancak mevcut AWACS filosu ABD ve diğer müttefiklerce işletildiğinden, Türk personelin yeni sistemlere geçiş süreci zaman alabilir. Ayrıca, GlobalEye'nin Karadeniz'de konuşlanması, Türkiye'nin hava sahası denetimine dolaylı katkı sunarken, Rusya ile yaşanan gerilimlerde NATO'nun istihbarat üstünlüğünü pekiştirecektir. Türkiye'nin yerli İHA ve SİHA altyapısı ile GlobalEye'nin entegrasyonu, gelecekte ortak operasyonel faydalar sağlayabilir.