Myanmar’ın diplomatik izolasyondan kademeli olarak çıkış çabaları, Güneydoğu Asya ülkeleri birliğinin (ASEAN) attığı adımlarla yeni bir boyut kazandı. Geçtiğimiz hafta sonu Bangkok'ta bir araya gelen ASEAN dışişleri bakanları, 2021 darbesiyle yönetime el koyan Myanmar ordusunun temsilcisiyle resmî bir görüşme gerçekleştirdi. Bu, cuntanın bölgesel bir toplantıya ilk kez katılımı olarak kaydedildi. Ancak analistler, söz konusu angajmanın, kendi halkıyla savaş halindeki bir rejime meşruiyet kazandırabileceği uyarısında bulunuyor.
Toplantının arka planı ve tarafların beklentileri
Bangkok'taki gayriresmî toplantıya ASEAN üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarının yanı sıra Myanmar yönetimini temsilen Dışişleri Bakanı Vekili U Ko Ko Hlaing katıldı. Tayland'ın ev sahipliğinde düzenlenen istişare, geçtiğimiz yıl Endonezya'nın girişimiyle başlatılan “beş maddelik mutabakat” çerçevesinde şiddetin sona erdirilmesi, insani yardımın ulaştırılması ve diyaloğun teşvik edilmesi hedeflerine hizmet etmek için planlandı. Ancak mutabakat, darbe yönetiminin askerî operasyonlarına devam etmesi ve muhalefeti bastırması nedeniyle uygulamada büyük ölçüde başarısız oldu.
Toplantının yapıldığı Bangkok, bölgesel diplomasi açısından önemli bir merkez konumunda. Tayland, sınır komşusu Myanmar'la derin ekonomik bağlara sahip. Bangkok yönetimi, ara buluculuk rolü üstlenirken bir yandan da kendi güvenlik endişelerini gidermek istiyor. Tayland Dışişleri Bakanı Don Pramudwinai, toplantıyı “birlikte çalışma isteğimizin bir göstergesi” olarak nitelendirdi.
Bölgesel ve küresel boyut
Myanmar’daki iç savaş, milyonlarca insanı yerinden ederken, ülke ekonomisi çöküşün eşiğine geldi. Uluslararası toplum, cuntaya karşı yaptırımlar uygulamaya devam ediyor. Ancak ASEAN'ın bölgesel bir blok olarak darbe yönetimiyle yeniden temas kurması, Batılı güçler tarafından eleştiriliyor. ABD ve Avrupa Birliği, cuntayla normalleşmeye karşı olduklarını vurgularken; Çin ve Rusya ise Myanmar'a askerî ve ekonomik destek vermeyi sürdürüyor.
ASEAN'ın Myanmar konusundaki bölünmüşlüğü de dikkat çekiyor. Endonezya, Malezya ve Singapur gibi ülkeler cuntaya karşı daha sert bir tutum benimserken; Tayland, Laos ve Kamboçya gibi ülkeler angajmanı savunuyor. Bu bölünme, bloğun ortak bir Myanmar politikası oluşturmasını zorlaştırıyor.
İnsani krizin boyutları
Myanmar'da darbe sonrası yaşanan şiddet olaylarında 4 binin üzerinde sivil hayatını kaybetti. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2 milyondan fazla kişi ülke içinde yer değiştirmek zorunda kaldı. İnsani yardıma erişim sınırlı; sağlık, gıda ve eğitim hizmetleri büyük ölçüde kesintiye uğradı. Bangkok toplantısında insani yardım koridorlarının açılması ve ateşkesin sağlanması konuları ele alındı. Ancak cunta yönetiminin şu ana kadar bu tür girişimlere yanaşmadığı biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Myanmar'daki iç savaş ve insani kriz konusunda sınırlı doğrudan etkiye sahip. Ancak Ankara, ASEAN ülkeleriyle son yıllarda artan ticari ve diplomatik ilişkiler geliştirmektedir. Myanmar’daki istikrarsızlık, Hint-Pasifik bölgesinin güvenlik mimarisini etkileyerek Türkiye’nin bölgesel stratejilerini dolaylı yoldan etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye’nin insani yardım kuruluşları aracılığıyla Myanmar’daki Müslüman topluluklara yardım ulaştırma çabaları, krizin derinleşmesiyle daha da önem kazanmaktadır. Türkiye, krizin çözümünde diyalog ve insani yardım odaklı bir yaklaşımı desteklemektedir.