Myanmar’daki iç savaş, Ukrayna, Gazze ve Lübnan’daki çatışmaların gölgesinde kalsa da, ülkenin izole iç bölgelerinde yaşanan şiddet yeni bir derinlik kazandı. Myanmar ordusunun (Tatmadaw) ve etnik silahlı grupların çatışmaları, sivil nüfusu kıyamet senaryolarıyla karşı karşıya bırakıyor. Birleşmiş Milletler’e göre, 2021 darbesinden bu yana 3 milyondan fazla kişi yerinden edildi ve 18 milyon kişi insani yardıma muhtaç durumda. Son aylarda, askeri cunta ile etnik direniş güçleri arasındaki çatışmalar özellikle Sagaing ve Kachin bölgelerinde yoğunlaştı. Hava saldırıları ve topçu bombardımanı, yerleşim yerlerini hedef alırken, savaş suçları iddiaları artıyor. Siviller, ormanlarda ve mayın tarlalarında can güvenliği olmadan yaşam mücadelesi veriyor.
Çatışmanın Arka Planı ve Son Gelişmeler
Myanmar'da 2021 askeri darbesinden bu yana iç savaş derinleşti. Ordu, seçilmiş hükümeti devirerek Aung San Suu Çii'yi tutukladı. Buna karşılık, parlamento üyeleri ve etnik gruplar Ulusal Birlik Hükümeti (NUG) çatısı altında birleşti. NUG'un silahlı kanadı Halk Savunma Güçleri (PDF), orduya karşı gerilla savaşı yürütüyor. Çatışmalar sadece kırsal alanlarla sınırlı kalmadı; büyük şehirlerde de bombalı saldırılar ve suikastlar yaşanıyor. Uluslararası Kriz Grubu'na göre, 2024'ün ilk yarısında çatışmalar en az 2.000 sivilin ölümüne yol açtı. Ayrıca, ordu sivil halka karşı kimyasal silah kullanımıyla suçlanıyor. Ekonomi çökerken, gıda ve ilaç kıtlığı had safhada. Ülkede yaklaşık 1,5 milyon çocuk okula gidemiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Myanmar krizi, Güneydoğu Asya’da istikrarsızlık yaratırken, komşu ülkeleri de etkiliyor. Tayland ve Hindistan, sığınmacı akınıyla başa çıkmaya çalışıyor. Çin, Myanmar’daki silahlı gruplarla ilişkilerini sürdürürken, sınır güvenliğini sağlamak için askeri cuntayla da temas halinde. ABD ve Avrupa Birliği yaptırımları artırsa da, Rusya ve Çin’in desteği sayesinde cunta ayakta kalıyor. Ayrıca, Myanmar'daki kaos ortamı, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı gibi yasa dışı faaliyetlerin merkezi haline gelmesine yol açıyor. Bölgede artan silahlanma, Myanmar'ın komşularıyla yaşadığı sınır anlaşmazlıklarını da körüklüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Myanmar'daki insani kriz, Türkiye'nin insani yardım ve dış politika öncelikleri açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, Arakanlı Müslümanlara yönelik katliamlar nedeniyle daha önce Myanmar'ı sert şekilde eleştirmişti; ancak mevcut iç savaşta Budist çoğunluk da büyük zarar görüyor. Bu durum, Türkiye'nin bölgedeki dengeli politika arayışını zorlayabilir. Ayrıca, Myanmar'daki istikrarsızlık, Güneydoğu Asya'da yeni ticaret yolları ve enerji koridorları arayan Türkiye'nin bölgesel ekonomik girişimlerini olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin Birleşmiş Milletler nezdinde Myanmar'da ateşkes çağrılarını desteklemesi, insani krizin hafifletilmesine katkı sağlayabilir.