Myanmar'daki şiddet ve zulümden kaçarak Malezya'ya sığınan Rohingyalı mülteciler, Malezya hükümetinin başlattığı göçmen operasyonları nedeniyle ülkelerine geri gönderilme korkusuyla yaşıyor. 25 yaşındaki İsmail, Malezya'daki bir balık pazarında hayatta kalma mücadelesi verirken, Kuala Lumpur yönetiminin son dönemdeki sert göçmen politikaları nedeniyle endişeli. Malezya'da yasadışı göçmenlere yönelik baskınlar ve tutuklamalar artarken, Rohingyalı mülteciler kendilerini büyük bir belirsizlik içinde buluyor. Myanmar'a dönmeleri halinde ise onları ağır insan hakları ihlalleri ve can güvenliği tehdidi bekliyor.
Malezya'da Rohingyalı Mültecilerin Durumu
Malezya, Rohingya Müslümanları için Güneydoğu Asya'daki en önemli sığınma noktalarından biri olmuştur. Ancak ülke, 1951 Mülteci Sözleşmesi'ne taraf olmadığı için mültecilere yasal statü tanımıyor ve onları yasadışı göçmen olarak değerlendiriyor. Bu durum, Rohingyalıların eğitim, sağlık ve istihdam gibi temel hizmetlere erişimini engelliyor; ayrıca sürekli tutuklanma ve sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalıyorlar. Son yıllarda Malezya, COVID-19 salgınını bahane ederek göçmenlere yönelik operasyonlarını sıklaştırdı. 2020'den bu yana on binlerce göçmen gözaltına alındı ve çoğu geri gönderildi. İsmail gibi Rohingyalılar, bir yandan hayatta kalmak için günlük işlerde çalışırken, diğer yandan her an yakalanma korkusuyla yaşıyor. İsmail, Malezya'da geçirdiği yıllar boyunca bir balık pazarında çalışarak geçimini sağladığını, ancak artan baskılar nedeniyle hayatının tehlikede olduğunu belirtiyor.
Myanmar'a Dönüş: Ölüm Kalım Meselesi
Myanmar'da Rohingyalılar, 2017'de başlayan askeri operasyonlar sonucu yüz binlerce kişi Bangladeş'e kaçmak zorunda kalmıştı. Birleşmiş Milletler, bu operasyonları soykırım olarak nitelendirdi. Myanmar ordusu, Rohingyalılara yönelik sistematik şiddet, tecavüz ve köy yakma eylemlerini sürdürdü. 2021 askeri darbesinden sonra ülkedeki istikrarsızlık daha da arttı ve Rohingyaların durumu daha da kötüleşti. Ülkeye dönen Rohingyalar, vatandaşlık haklarından mahrum bırakılıyor, ayrımcılığa maruz kalıyor ve can güvenlikleri yok. İsmail, "Myanmar'a dönersem beni ya öldürürler ya da hapse atarlar. Burada ise her an yakalanıp sınır dışı edilebilirim. Hiçbir yerde güvende değilim" diyerek çaresizliğini dile getiriyor. Uluslararası kuruluşlar, Rohingyalıların geri dönüşlerinin gönüllü ve güvenli olmadığı sürece tehlikeli olduğu konusunda uyarıyor. Ancak Malezya, mültecileri koruma konusunda uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rohingya krizi, sadece Myanmar ve Malezya'yı değil, tüm Güneydoğu Asya'yı etkileyen bir insani felaket. Bangladeş, 1 milyondan fazla Rohingya mülteciye ev sahipliği yapıyor ve bu yükü artık taşıyamayacağını belirtiyor. Endonezya ve Tayland da zaman zaman Rohingya teknelerine kapılarını kapatıyor. ASEAN, krize etkili bir çözüm bulmakta yetersiz kalıyor; Myanmar'ın askeri yönetimi ise Rohingyaların dönüşü için uygun koşulların oluşmadığını kabul etmiyor. Uluslararası toplum, Myanmar'a yönelik yaptırımları artırsa da sahada somut bir iyileşme sağlanamadı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), Malezya'yı mültecilere yasal statü tanımaya ve geri göndermeleri durdurmaya çağırıyor. Ancak Malezya, egemenlik haklarını gerekçe göstererek bu çağrıları reddediyor. Rohingyalı mülteciler, uluslararası toplumun sessizliğinden şikayetçi. İsmail gibi binlerce kişi, geleceğini bilmeden her gün hayatta kalma savaşı veriyor. Bu durum, bölgede yeni bir insani krizin kapıda olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rohingya krizine karşı insani diplomasi yürüten nadir ülkelerden biri. 2017'den bu yana Bangladeş'teki kamplara yardım gönderen Türkiye, Myanmar'a yönelik uluslararası baskının artırılmasını savunuyor. Ancak Malezya'nın sert göçmen politikaları, Türkiye'nin bölgedeki insani çabalarını gölgeliyor. Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) çatısı altında Rohingya meselesini sürekli gündemde tutarak, İslam dünyasının ortak hareket etmesi gerektiğini vurguluyor. Bu kriz, Türkiye'nin küresel mülteci sorunlarına yaklaşımını ve insani yardım diplomasisini test ediyor. Ayrıca, Malezya ile ikili ilişkilerde insan hakları boyutunun öne çıkması, Türkiye'nin denge politikası açısından hassas bir konu. Türkiye'nin, Rohingyalı mültecilerin korunması için Malezya nezdinde girişimlerde bulunması ve uluslararası toplumu harekete geçirmesi bekleniyor.