Rusya'nın Ukrayna'da sürdürdüğü savaş, yalnızca Avrupa kıtasını değil, Afrika kıtasını da derinden etkiliyor. Savaş alanında ölen ya da kaybolan binlerce Afrikalı paralı asker ve işçi, kıta genelinde aileleri yasa boğarken, Rusya’nın Afrika’dan insan toplama mekanizmasının boyutları giderek daha net ortaya çıkıyor. Özellikle Wagner Grubu gibi özel askeri şirketler aracılığıyla yürütülen bu faaliyetler, Afrika ülkelerindeki genç erkek nüfusu hedef alıyor ve onlara vaat edilen yüksek maaşlar, savaşın gerçek yüzüyle yüzleşince birer hayale dönüşüyor.
Savaşın Afrika'ya Yayılan Gölgesi
Rusya'nın Şubat 2022'de Ukrayna'ya başlattığı geniş çaplı işgalin ardından, Moskova yönetimi cephedeki insan gücü ihtiyacını karşılamak için alternatif kaynaklara yöneldi. Afrika kıtası, hem düşük maliyetli iş gücü hem de siyasi bağların güçlendirilmesi açısından Rusya için cazip bir hedef haline geldi. Wagner Grubu ve benzeri yapılar, Orta Afrika Cumhuriyeti, Mali, Sudan ve Libya gibi ülkelerdeki faaliyetlerini Ukrayna savaşına da taşıyarak, bu ülkelerden binlerce genci savaşmaya ikna etti. Ancak bu gençlerin çoğu, savaşın vahşetiyle karşılaştıklarında geri dönüşün mümkün olmadığını anlıyor.
Afrika kıtasından gelen haberler, kayıpların boyutunu gözler önüne seriyor. Sierra Leone, Nijerya, Kenya ve Uganda gibi ülkelerden onlarca aile, Ukrayna'da savaşırken ölen ya da kaybolan yakınlarının haberini alıyor. Bu ailelerin çoğu, savaşın ilk günlerinde Rusya'nın vaat ettiği maaşların ödenmediğini, hatta bazı durumlarda cenazelerin bile teslim edilmediğini belirtiyor. Afrika gazeteleri ve insan hakları örgütleri, Rusya'nın bu operasyonlarında zorla askere alma iddialarını da gündeme getiriyor.
Küresel Boyut: Afrika'nın Savaşın İçine Çekilmesi
Rusya'nın Afrika'dan topladığı paralı askerler, yalnızca Ukrayna'da değil, aynı zamanda Sahel bölgesi ve Orta Afrika'daki çatışmalarda da kullanılıyor. Bu durum, kıtadaki istikrarsızlığı daha da derinleştiriyor. Afrika Birliği ve Birleşmiş Milletler, Rusya'nın bu faaliyetlerini kınamakla birlikte, somut adımlar atmakta gecikiyor. Özellikle Sahel bölgesinde terörle mücadele adı altında bölgeye konuşlanan Rus güçleri, aslında kendi jeopolitik çıkarları için sivil halkı tehlikeye atıyor.
Rusya'nın Afrika ülkeleriyle yaptığı ekonomik anlaşmalar da savaşın finansmanında kullanılıyor. Altın, elmas ve uranyum gibi zengin yeraltı kaynaklarına sahip ülkeler, Rusya'ya bu kaynakları uygun fiyatlarla satarken, karşılığında silah ve askeri eğitim alıyor. Bu döngü, savaşın Afrika üzerindeki ekonomik yükünü daha da artırıyor. Birçok Afrika ülkesi, artan gıda ve enerji fiyatları nedeniyle zaten ekonomik kriz yaşarken, Rusya'ya verilen destek halkın tepkisini çekiyor.
Ayrıca, Rusya'nın Ukrayna tahılını engellemesi ve Karadeniz tahıl koridoru anlaşmasından çekilmesi, Afrika'da gıda krizini tetikledi. Mısır, Sudan ve Somali gibi ülkeler buğday ithalatında Ukrayna'ya bağımlıydı. Savaşın başlamasıyla birlikte fırlayan fiyatlar, milyonlarca insanı açlıkla karşı karşıya bıraktı. Rusya, bu krizi kendi lehine kullanarak Afrika ülkelerine düşük fiyatlı tahıl teklif etse de, bu teklifler genellikle askeri bağlılık şartına bağlandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem Ukrayna hem de Rusya ile dengeli bir dış politika yürütürken, Afrika kıtasında da artan nüfuzunu korumaya çalışıyor. Rusya'nın Afrika'dan paralı asker toplaması, Türkiye'nin Somali, Libya ve Doğu Afrika'daki askeri ve ekonomik varlığını doğrudan etkileyebilir. Türkiye'nin insansız hava araçları ve askeri teçhizat ihracatı, Rusya'nın Afrika'daki faaliyetlerine karşı bir alternatif oluşturuyor. Ayrıca Türkiye, Karadeniz tahıl koridoru anlaşmasındaki arabuluculuk rolüyle Afrika'daki gıda krizinin hafifletilmesine katkıda bulunuyor. Ancak Rusya'nın Afrika ülkeleriyle yaptığı anlaşmaların şeffaf olmaması ve çatışmaları derinleştirme potansiyeli, Türkiye'nin bölgedeki istikrar çabalarını zorlaştırabilir.