Monocle dergisi, her yıl yayımladığı 'Yaşam Kalitesi Araştırması'nın 2023 sonuçlarını açıkladı. Sert verilerden ziyade şehirlerin sakinlerine sunduğu gerçek yaşam deneyimini temel alan sıralamada, Japonya'nın başkenti Tokyo ilk sıraya yerleşti. Onu sırasıyla Kopenhag, Lizbon, Viyana ve Sidney takip etti. Paris ise sekizinci sırada kendine yer buldu.
Araştırmanın metodolojisi ve Tokyo'nun zaferi
Monocle'ın yıllık anketi, kiralama kolaylığı, iş fırsatları, yeşil alan miktarı, ulaşım altyapısı, suç oranı, kültürel olanaklar gibi birçok faktörü değerlendiriyor. Ancak en önemli fark, araştırmanın yalnızca istatistiklere değil, şehirlerin 'hissine' odaklanması. Tokyo'nun bu yıl birinciliği almasında, şehrin kusursuz işleyen toplu taşıması, düşük suç oranları, zengin gastronomi ve kültür hayatının yanı sıra, deprem gibi doğal afetlere karşı hazırlıklı olması da etkili oldu. Ayrıca Tokyo, özellikle gece hayatı ve 7/24 açık olan işletmeleriyle de öne çıkıyor.
Avrupa şehirlerinin yükselişi ve Paris'in durumu
İlk on listede beş Avrupa şehrinin bulunması dikkat çekiyor. Kopenhag, bisiklet dostu altyapısı ve sürdürülebilirlik politikalarıyla ikinci sırayı alırken, Portekiz'in başkenti Lizbon, uygun yaşam maliyeti ve ılıman iklimiyle üçüncü oldu. Viyana, kültürel mirası ve yeşil alanlarıyla dördüncü sırayı alırken, Paris sekizinciliğe geriledi. Monocle editörleri, Paris'in son yıllarda artan kira fiyatları ve trafik sorunu nedeniyle alt sıralara düştüğünü belirtiyor. Buna karşın şehrin kafe kültürü ve sanat hayatı hâlâ güçlü bir çekim merkezi oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de özellikle İstanbul gibi büyük şehirler, Monocle'ın ölçütleriyle değerlendirildiğinde zorluklarla karşı karşıya. Artan kira fiyatları, trafik yoğunluğu ve yeşil alanların azalması, yaşam kalitesini düşüren etkenler olarak öne çıkıyor. Bu durum, kentsel dönüşüm ve belediye politikalarında daha sürdürülebilir ve insan odaklı yaklaşımların önemini ortaya koyuyor. Tokyo ve Kopenhag gibi şehirlerin başarısı, planlı kentleşme ve uzun vadeli altyapı yatırımlarının yaşam kalitesine doğrudan katkısını gösteriyor.