Avrupa Birliği'nin (AB) yakında devreye almayı planladığı yeni Giriş/Çıkış Sistemi (Entry/Exit System – EES), özellikle yaz tatili döneminde seyahat etmeyi planlayan milyonlarca yolcu için ciddi gecikmelere yol açabilir. Havaalanları ve havayolu şirketleri, sistemin uygulanması halinde uzun kuyrukların oluşacağı ve uçuşların aksayacağı konusunda uyarılarda bulunuyor. AB Komisyonu tarafından geliştirilen EES, üye ülkelerin sınırlarında AB vatandaşı olmayan yolcuların giriş ve çıkışlarını elektronik ortamda kayıt altına almayı hedefliyor. Ancak sistemin hayata geçirilmesi birkaç kez ertelendi ve şimdi de yaz aylarına denk gelmesi endişeleri artırıyor.
Sistem nasıl çalışacak?
EES, AB'ye seyahat eden üçüncü ülke vatandaşlarının (Türkiye dahil) pasaportlarının artık fiziksel olarak damgalanması yerine, elektronik bir veritabanında kaydedilmesini öngörüyor. Sisteme giriş yapıldığında yolcunun adı, seyahat belgesi türü, biyometrik verileri (yüz ve parmak izi), giriş-çıkış tarihi ve yeri gibi bilgiler işlenecek. Bu sayede AB'nin dış sınırlarında daha etkin bir kontrol sağlanması, yasa dışı göçün ve sınır aşan suçların önlenmesi amaçlanıyor.
Ancak uygulamanın lojistik boyutu büyük endişe yaratıyor. Avrupa Havaalanları Konseyi (ACI Europe) verilerine göre, sistemin devreye girmesiyle birlikte her yolcu için pasaport kontrol süresinin ortalama 30 saniyeden 2 dakikaya çıkması bekleniyor. Özellikle büyük havaalanlarında (Londra Heathrow, Paris Charles de Gaulle, Frankfurt gibi) günde yüz binlerce yolcu işlem gördüğünde, bu süre farkı saatler süren kuyruklara neden olabilir. Havayolları, sistemin yaz tatili gibi yoğun dönemde devreye alınması durumunda terminal kapasitelerinin yetersiz kalacağını ve uçuşlarda ciddi gecikmeler yaşanacağını belirtiyor.
Endişeler ve ertelemeler
EES'nin hayata geçirilmesi, teknik altyapı ve üye ülkeler arasında koordinasyon sorunları nedeniyle defalarca ertelendi. En son 2023 yılında uygulanması planlanan sistem, 2024 yazına sarktı. Ancak bazı üye ülkeler, özellikle Almanya ve Fransa, sistemin hazır olmadığını ve yaz aylarında büyük bir kaosa yol açabileceğini dile getiriyor. Öte yandan AB Komisyonu, sistemin kademeli olarak devreye alınacağını ve ilk aşamada sadece belirli sınır kapılarında kullanılacağını açıkladı. Bununla birlikte, havayolu şirketleri ve havaalanı işletmecileri, yolculara seyahat öncesi bilgilendirme yapılması ve terminallerde ek personel görevlendirilmesi gibi acil önlemler alınmasını talep ediyor.
Lufthansa ve Air France-KLM gibi büyük havayolu grupları, sistemin yaz tatili sezonunda uygulanması halinde bilet iptallerinde artış olabileceğini ve müşteri memnuniyetinin düşeceğini ifade ediyor. Ayrıca, düşük maliyetli taşıyıcılar (Ryanair, EasyJet) da durumdan olumsuz etkileneceklerini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
EES'nin etkileri sadece AB sınırlarıyla sınırlı kalmayacak. Sistem, Schengen bölgesine seyahat eden tüm üçüncü ülke vatandaşlarını kapsadığı için, Türkiye, İngiltere, ABD, Kanada, Avustralya gibi ülkelerden gelen turistleri doğrudan etkileyecek. Özellikle Türk vatandaşları için vize başvuru süreçlerinde herhangi bir değişiklik olmasa da, sınır geçişlerinde yaşanacak gecikmeler Türkiye'den AB'ye seyahat edenleri olumsuz etkileyebilir.
Küresel ölçekte, bu sistem AB'nin sınır güvenliği konusundaki hassasiyetini gösteriyor. Ancak, uygulama sorunları ve hazırlıksız yakalanma riski, AB'nin dış sınırlarındaki güvenlik açıklarını da gündeme getiriyor. Ayrıca, sistemin biyometrik veri toplaması, veri gizliliği ve kişisel haklar açısından da tartışmalara yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AB'ye seyahat eden üçüncü ülke vatandaşları arasında önemli bir yere sahip. Yılda milyonlarca Türk vatandaşı iş, eğitim ve turizm amacıyla AB ülkelerine seyahat ediyor. EES'nin devreye girmesi, Türk yolcuların sınır geçişlerinde daha uzun süre beklemesine neden olabilir. Bu durum, Türkiye ile AB arasındaki vize serbestisi müzakereleri açısından da önemli. Sistemin uygulanması, vize muafiyeti talebini teknik olarak kolaylaştırsa da, siyasi engeller devam ediyor. Ayrıca, Türk havayolu şirketleri (THY, Pegasus, SunExpress) Avrupa hatlarında yoğun sefer yapıyor; olası gecikmeler operasyonel maliyetleri artırabilir ve müşteri memnuniyetini düşürebilir. Türkiye'nin bu sürece uyum sağlaması ve yolcularını bilgilendirmesi kritik önem taşıyor.