Somali'nin başkenti Mogadişu'da, Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud yönetimine karşı planlanan kitlesel protestolardan saatler önce silahlı çatışmalar patlak verdi. Eski Başbakan Hasan Ali Khaire, hükümet güçlerinin kendisine ve korumalarına ateş açtığını öne sürerken, olay ülkede tansiyonu zirveye taşıdı. Başkentin Abdiasis bölgesinde yoğunlaşan çatışmalarda ilk belirlemelere göre iki kişi hayatını kaybetti, en az beş kişi yaralandı. Görgü tanıkları, sabah erken saatlerde başlayan silah seslerinin kenti adeta savaş alanına çevirdiğini bildirdi. Khaire’nin evine düzenlenen saldırının, kendisinin yönetim karşıtı bir konuşma yapacağı duyurulduktan kısa süre sonra gerçekleşmesi dikkat çekti.
Eski Başbakandan Sert Suçlama
Ülkenin önde gelen muhalif isimlerinden olan eski Başbakan Khaire, saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, hükümete bağlı özel kuvvetlerin kendisini hedef aldığını belirtti. “Barışçıl bir gösteriye hazırlanırken alçakça bir saldırıya uğradık. Korumalarım canlarını ortaya koyarak beni korudu. Bu saldırının arkasında yönetimin olduğuna şüphem yok” ifadelerini kullanan Khaire, olayın sorumlularının yargı önüne çıkarılmasını talep etti. Somali hükümeti ise iddiaları yalanlayarak, çatışmanın Khaire’nin korumaları ile kendi güvenlik güçleri arasında çıkan bir anlaşmazlıktan kaynaklandığını savundu. Ancak bağımsız kaynaklar, olay yerinde birden fazla zırhlı aracın bulunduğunu ve hükümet güçlerinin Khaire’nin evini kuşattığını aktardı. Bu gelişme, Somali’de siyasi krizin derinleştiğine işaret ediyor. Ülkede artan gıda fiyatları, yolsuzluk iddiaları ve güvenlik zafiyeti nedeniyle Cumhurbaşkanı Mahmud’a yönelik tepkiler büyüyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Somali, on yıllardır süren iç savaş ve terör örgütü Eş-Şebab’ın saldırıları nedeniyle kırılgan bir siyasi yapıya sahip. Ülkede son dönemde federal hükümet ile bölgesel yönetimler arasındaki gerilim de tırmanmış durumda. Muhalefetin birleştiği Ulusal Kurtarma Konseyi, Cumhurbaşkanı Mahmud’u anayasayı ihlal etmekle ve seçim sürecini manipüle etmekle suçluyor. Doğu Afrika bölgesinde Somali’nin istikrarsızlığı, komşu ülkeleri de endişelendiriyor. Etiyopya ve Kenya, Somali’deki çatışmaların sınır güvenliğini tehdit etmesinden ve terör örgütlerinin bu durumdan faydalanmasından kaygı duyuyor. Uluslararası toplum, özellikle Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği, taraflara itidal çağrısında bulundu. ABD Dışişleri Bakanlığı, Somali’deki tüm aktörleri diyalog yoluyla sorunları çözmeye davet etti. Ancak son saldırı, siyasi krizin daha da kanlı bir hal alabileceği endişesini artırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Somali ile uzun yıllara dayanan köklü ilişkilere sahip olup, Mogadişu’da büyükelçilik, askeri üs ve kalkınma projeleriyle varlık göstermektedir. Somali’deki istikrarsızlık, Türkiye’nin bölgedeki yatırımlarını ve insani yardım operasyonlarını doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye’nin desteğiyle inşa edilen altyapı projeleri ve eğitim kurumları, çatışmalar nedeniyle sekteye uğrayabilir. Somali’de yönetim krizi, terör örgütü Eş-Şebab’a karşı yürütülen mücadeleyi de zora sokabilir. Türkiye’nin, bu krizin çözümünde arabuluculuk yapması veya iki tarafı diyaloğa teşvik etmesi, hem bölgesel istikrar hem de kendi çıkarları açısından önem taşımaktadır. Dolayısıyla, yaşanan gelişmeler Türk dış politikasının Afrika Boynuzu’ndaki pozisyonunu yeniden değerlendirmesini gerektirebilir.