ABD merkezli Pew Araştırma Merkezi'nin yayımladığı yeni bir anket, dünya genelinde Çin Halk Cumhuriyeti'ne duyulan güvenin Amerika Birleşik Devletleri'ni geride bıraktığını ortaya koydu. 35 ülkede 40 binden fazla kişiyle yapılan anket, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in, ABD Başkanı Donald Trump'a kıyasla daha olumlu algılandığını gösteriyor. Ankete göre, küresel ölçekte Xi Jinping'e güven oranı yüzde 34 iken, Trump'a duyulan güven yüzde 30 seviyesinde kaldı. Araştırma, küresel güç dengelerinde yaşanan değişimin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı: Değişen Güç Dengeleri
Pew Araştırma Merkezi'nin 2024 yılı boyunca yürüttüğü çalışma, küresel kamuoyunun Çin'e yönelik algısındaki dönüşümü çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Ankete katılan ülkeler arasında Asya-Pasifik bölgesinden Avrupa'ya, Latin Amerika'dan Afrika'ya kadar geniş bir coğrafi yelpaze yer alıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde Çin'e duyulan sempatinin ABD'ye kıyasla daha yüksek olduğu görülüyor. Örneğin, Nijerya'da Çin'e olumlu bakanların oranı yüzde 71'e ulaşırken, ABD için bu oran yüzde 45'te kalıyor. Benzer şekilde Endonezya, Kenya ve Meksika gibi ülkelerde de Çin lehine bir eğilim söz konusu.
Anket, Xi Jinping'in uluslararası alandaki imajının Trump'a kıyasla daha istikrarlı olduğunu gösteriyor. Xi, 2019'dan bu yana düzenli olarak Trump'tan daha yüksek güven oranlarına sahip. Trump ise görev süresi boyunca inişli çıkışlı bir grafik çizdi. 2020'de yüzde 30'a düşen Trump'a güven, 2024'te aynı seviyede kaldı. Pew'in analistleri, bu durumu ABD'nin tek taraflı politikaları ve uluslararası ittifaklara verdiği zararın bir yansıması olarak yorumluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Çin'in Yükselişi ve ABD'nin Zorlukları
Anket sonuçları, küresel güç mücadelesinde Çin'in avantajlı konuma geçtiğini teyit ediyor. Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) kapsamında altyapı yatırımları ve ticari bağlantıları, özellikle Afrika ve Asya'da ülkenin imajını güçlendirdi. Aynı dönemde ABD'nin ticaret savaşları ve yaptırımları, uluslararası kamuoyunda olumsuz bir algı yarattı.
Pew anketi, yaş grupları arasında da belirgin farklılıklar ortaya koyuyor. Genç nesiller (18-29 yaş) Çin'e daha sıcak bakarken, yaşlı katılımcılar ABD'ye daha yakın. Bu eğilim, dijitalleşme sürecinin Çin'in küresel etkisini artırdığı yönünde yorumlanıyor. Örneğin, TikTok gibi Çin merkezli platformların gençler arasındaki popülaritesi, ülkenin kültürel nüfuzunu besliyor.
Bununla birlikte, ankette ABD'nin hâlâ bazı kilit müttefiklerde (Japonya, Güney Kore, Avrupa ülkeleri) daha güvenilir bulunduğu görülüyor. Ancak bu ülkelerde bile fark hızla kapanıyor. Örneğin, Almanya'da ABD'ye güven yüzde 38 iken Çin'e güven yüzde 31'e yükseldi. Fransa'da ise oranlar eşitlenmiş durumda: yüzde 34 ABD, yüzde 33 Çin.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu araştırma, Türkiye'nin dış politikasında denge arayışını sürdürdüğü bir dönemde önemli bir veri sunuyor. Ankette Türkiye yer almasa da, bölgesel eğilimler Ankara'nın Çin ile ilişkilerini çeşitlendirme stratejisini destekliyor. Çin'in artan küresel nüfuzu, Türkiye'nin Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki iş birliğini derinleştirmesi için fırsatlar yaratıyor. Aynı zamanda, ABD ile yaşanan S-400 krizi ve F-35 gerilimi, Ankara'nın alternatif ortaklıklara yönelmesini hızlandırdı. Ancak Çin'in baskıcı yönetim modeli ve insan hakları ihlalleri, özellikle Batı ile entegre olma hedefindeki Türkiye için hassas bir denge unsuru olmaya devam ediyor.