Hindistan Başbakanı Narendra Modi, göreve geldiği 2014 yılından bu yana plansız (unscripted) basın toplantısı düzenlemedi. Bu durum, ülkede medya özgürlüğü, hükümetin şeffaflığı ve demokratik hesap verebilirlik konularında ciddi tartışmalara yol açıyor. Modi'nin kontrollü iletişim stratejisi, muhalefet ve sivil toplum kuruluşları tarafından sıkça eleştirilirken, hükümet yetkilileri bu yaklaşımın 'gereksiz polemiklerden kaçınmak' için olduğunu savunuyor.
Gelişmenin arka planı
Modi, başbakanlık dönemi boyunca genellikle önceden hazırlanmış konuşmalar, halka açık mitingler ve sosyal medya üzerinden iletişim kurmayı tercih etti. Özellikle Twitter ve Facebook gibi platformları aktif olarak kullanan Modi, doğrudan halka hitap etmeyi ve medyayı aradan çıkarmayı hedefliyor. Ancak bu yöntem, gazetecilerin sorularını sorma fırsatı bulamadığı için tek taraflı bir bilgi akışına neden oluyor.
Hindistan'da basın toplantıları geleneksel olarak hükümetin hesap verebilirliğinin bir göstergesi olarak kabul edilir. Oysa Modi döneminde, başbakanın soruları yanıtlaması neredeyse imkansız hale geldi. Son olarak 2023 yılında bir gazetecinin Modi'nin plansız basın toplantısı düzenlememesini sorması üzerine hükümet sözcüsü, 'Başbakan'ın zamanı çok kıymetli ve daha önemli işlere ayrılmalı' şeklinde bir savunma yaptı.
Bölgesel veya küresel boyut
Modi'nin basından kaçma alışkanlığı, Hindistan'ın dünyanın en büyük demokrasisi olarak imajını zedeliyor. Uluslararası basın özgürlüğü endekslerinde Hindistan'ın puanı son yıllarda gerilerken, bu durum ülkenin yabancı yatırım çekme kapasitesini de olumsuz etkileyebilir. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği gibi aktörler, Hindistan ile ticari ilişkilerini geliştirirken demokratik standartları da göz önünde bulunduruyor.
Modi'nin plansız basın toplantıları yapmaması sadece iç politikada değil, uluslararası arenada da eleştiriliyor. Batılı gazeteciler, Modi'nin röportaj taleplerine genellikle yanıt vermediğini veya önceden belirlenmiş sorulara izin verdiğini belirtiyor. Bu durum, Hindistan hakkında dengeli haber yapılmasını zorlaştırıyor ve ülkenin uluslararası algısına zarar veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer şekilde, liderlerin plansız basın toplantıları yapmaması veya kontrollü medya ortamı tartışmaları yaşanmaktadır. Bu bağlamda Modi örneği, Türkiye'deki medya özgürlüğü ve şeffaflık talepleri açısından önemli bir referans noktası oluşturmaktadır. Türkiye, Hindistan gibi büyük bir demokrasi olarak uluslararası alanda benzer sıkıntılarla karşı karşıyadır. Liderlerin açık ve sorgulanabilir olması, demokratik meşruiyeti güçlendirirken, medya üzerindeki baskıların azaltılması her iki ülke için de kritik öneme sahiptir.