Tarihçi Daniel Neep'in yeni kitabı “Modern Suriye Tarihi” (A History of Modern Syria), ülkenin 19. yüzyılda ayrı bir ulusal varlık olarak ortaya çıkışından 2024 yılında Ahmed eş-Şara'nın iktidara gelişine kadar uzanan çalkantılı serüvenini konu alıyor. Neep, kitabında Suriye'nin “herkese ait” bir ulus olduğunu vurgularken, bu ülkenin tarihinden çıkarılacak çok ders bulunduğunu belirtiyor.
Kitabın Arkasındaki Vizyon
Neep, Suriye'nin modernleşme sürecini, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinden başlayarak ele alıyor. 19. yüzyılın ortalarında başlayan idari reformlar, Suriye'yi ayrı bir kimlik olarak şekillendirmeye başlamıştı. Fransız Mandası dönemi (1920-1946), bağımsızlık sonrası Arap milliyetçiliği, 1963'te Baas Partisi'nin iktidara gelişi ve Hafız Esad'ın 1970'teki darbesiyle yükselen otoriter rejim... Kitap, bu dönüm noktalarını ustalıkla işliyor.
Özellikle 2011 sonrası iç savaşın Suriye toplumunda açtığı derin yaralara değinen Neep, çatışmanın sadece siyasi değil, sosyal ve kültürel boyutlarını da analiz ediyor. Yazar, Suriye'nin etnik ve dini çeşitliliğinin (Sünni, Alevi, Hristiyan, Kürt, Dürzi) tarih boyunca nasıl yönetildiğini ve bu çeşitliliğin kriz dönemlerinde bir kırılganlık kaynağı haline geldiğini gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Neep, Suriye'nin tarihini bölgesel ve küresel güçlerin oyun tahtası olarak da inceliyor. Soğuk Savaş döneminde Suriye'nin Sovyetler Birliği'ne yakınlaşması, 1979 Camp David Anlaşmaları sonrası Arap-İsrail çatışmasındaki rolü, 2003 Irak işgali sonrası bölgesel dengelerin değişmesi kitabın önemli başlıkları arasında. İç savaşın uluslararası boyutu, Rusya'nın ve İran'ın Esad rejimine verdiği destek, ABD ve Türkiye'nin farklı aktörlerle kurduğu ittifaklar ise kitabın ana eksenlerinden birini oluşturuyor.
2024 yılına gelindiğinde, Neep'in aktardığına göre Ahmed eş-Şara liderliğinde yeni bir siyasi yapılanma söz konusu. Kitap, bu dönemin Suriye'nin yeniden inşası için bir fırsat mı, yoksa yeni bir krizin başlangıcı mı olduğu sorusunu okuyucuya bırakıyor. Yazar, Suriye'nin “herkese ait” olma iddiasını, bu iddianın pratikte ne kadar gerçekleşebildiğiyle birlikte sorguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suriye'deki istikrar arayışı, Türkiye'nin güneydoğu sınırındaki güvenlik kaygıları ve göç politikaları açısından hayati önem taşıyor. Neep'in kitabı, Suriye'nin tarihsel deneyimlerinden hareketle mevcut krizin arkasındaki dinamikleri anlamamıza yardımcı oluyor. Türkiye'nin PKK/YPG varlığına yönelik endişeleri, İdlib'deki angajmanı ve Suriyeli mültecilerin geri dönüşüne yönelik politikaları, kitapta ele alınan tarihsel bağlamda daha iyi kavranabilir. Özellikle Suriye'nin etnik ve dini çeşitliliğinin yönetilmesi konusundaki başarısızlıklar, Türkiye'nin bölgesel politikalarına dair stratejik çıkarımlar sunuyor.