Mısır, ikinci gün üst üste İsrail'e yönelik diplomatik eleştirilerini yoğunlaştırarak, yerleşimcilerin Mescid-i Aksa'ya ziyaretlerini kınayan ve Kudüs ile işgal altındaki Batı Şeria'daki gelişmelerden derin endişe duyduğunu belirten bir bildiri yayımladı. Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İsrail'in bu adımlarının bölgesel gerginliği tırmandırdığı ve daha geniş bir çatışmaya yol açabileceği ifade edildi.
Mısır'ın Sert Tepkisi ve Diplomatik Hamleler
Mısır Dışişleri Bakanlığı, yazılı bir açıklamayla İsrail'in Doğu Kudüs'teki ev yıkımları, yerleşim faaliyetleri ve Mescid-i Aksa çevresindeki kısıtlamalarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı. Açıklamada, "İsrail'in bu eylemleri bölgede istikrarı tehdit etmekte ve şiddet sarmalını derinleştirmektedir" denildi. Mısır, ayrıca Gazze Şeridi'ndeki insani durumun kötüleşmesine dikkat çekerek, İsrail'in Lübnan sınırında Hizbullah ile artan çatışmalarının da bölgesel bir yangını tetikleyebileceği uyarısında bulundu. Son haftalarda İsrail, Lübnan'ın güneyine yönelik hava saldırılarını artırırken, Hizbullah da roket atışlarıyla karşılık veriyor.
Mısır'ın bu açıklamaları, ülkenin İsrail ile var olan diplomatik ilişkilerine rağmen Filistin davasına verdiği geleneksel desteğin bir yansıması olarak görülüyor. Kahire, 1979'dan bu yana İsrail ile barış anlaşmasını sürdürmekle birlikte, özellikle son yıllarda İsrail'in Filistin politikalarını sert bir dille eleştirmekten kaçınmıyor. Mısır, aynı zamanda Gazze'deki ateşkes görüşmelerinde arabuluculuk rolü üstleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Doğu Kudüs'te Artan Gerilim
Doğu Kudüs'teki Şeyh Cerrah Mahallesi'nde devam eden ev yıkımları ve yerleşimci baskısı, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve ABD, İsrail'e itidal çağrısı yaparken, Mısır'ın bu son uyarısı Arap dünyasında da dikkatle karşılandı. Mısır'ın açıklaması, özellikle Ramazan ayında Mescid-i Aksa'da yaşanan gerginliğin bölgesel bir çatışmaya dönüşmesinden duyulan endişeyi yansıtıyor. İsrail'in Batı Şeria'da uyguladığı seyahat kısıtlamaları ve kontrol noktaları, Filistin ekonomisini olumsuz etkilerken, uluslararası toplum tarafından eleştiriliyor.
Lübnan cephesindeki gerilim, bölgeyi daha da hassas bir noktaya taşıyor. İsrail ile Hizbullah arasında 2006 savaşından bu yana en ciddi çatışmalar yaşanırken, Mısır bu durumun kontrolden çıkması halinde bölgesel bir savaşa dönüşebileceği uyarısında bulunuyor. Mısır, bu bağlamda hem İsrail'e hem de Filistinli gruplara itidal çağrısı yaparken, uluslararası toplumu da sorumluluk almaya davet ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destek ve Kudüs'ün statüsüne hassasiyeti nedeniyle Mısır'ın bu uyarılarını yakından takip ediyor. Ankara, Doğu Kudüs ve Batı Şeria'daki gelişmeleri kınarken, İsrail ile ekonomik ilişkilerini sürdürmeye devam ediyor. Mısır'ın bu çıkışı, Türkiye'nin Filistin konusunda Arap dünyasıyla ortak bir pozisyon geliştirmesine zemin hazırlayabilir. Ancak iki ülke arasındaki siyasi rekabet, bu konuda tam bir iş birliğini sınırlıyor. Türkiye, Doğu Akdeniz'de doğalgaz arama faaliyetleri ve Libya dosyası nedeniyle Mısır ile karşı karşıya gelirken, Filistin konusu iki ülkenin ortak payda bulabileceği nadir alanlardan biri olarak öne çıkıyor.