Mısır Dışişleri Bakanı Badr Abdelatty ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, 7 Ekim 2024 Pazar günü gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde, İran'ın İsrail'e yönelik son füze saldırısının ardından tırmanan bölgesel gerilimi ele aldı. İran resmi haber ajansı ISNA'nın bildirdiğine göre, iki bakan görüşmede özellikle son gelişmeleri ve bölgedeki durumu değerlendirdi. Bu temas, İran'ın 1 Ekim'de İsrail'e yönelik kapsamlı füze saldırısının ardından geldi ve Mısır'ın bölgesel arabuluculuk rolünü bir kez daha ön plana çıkardı.
Diplomatik temasın arka planı
Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Bakan Abdelatty'nin İranlı mevkidaşı ile yaptığı görüşmede, "bölgedeki gerilimin düşürülmesi ve istikrarın sağlanması" için ortak çaba çağrısında bulunduğu belirtildi. Görüşmenin, İran'ın İsrail'e yönelik füze saldırısının ardından bölgesel tansiyonun en üst seviyeye çıktığı bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekti. İran, 1 Ekim'de İsrail'e yüzlerce balistik ve seyir füzesi fırlatarak Lübnan Hizbullahı lideri Hasan Nasrallah'ın öldürülmesine misilleme yapmıştı. İsrail ise İran'ın bu saldırısına yanıt vermeye hazırlandığını açıklamıştı.
Mısır, uzun yıllardır İran ile diplomatik ilişkileri sınırlı düzeyde tutuyor ancak son dönemde bölgesel krizlerde arabuluculuk rolünü artırma eğiliminde. 2023'te İran ve Suudi Arabistan arasındaki anlaşmazlıklarda arabuluculuk yapan Mısır, bu kez de İran'ın İsrail'e yönelik saldırısı sonrası krizi yatıştırmak için devreye girdi. Mısır Dışişleri Bakanlığı, aynı gün İranlı mevkidaşının yanı sıra Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen Safedi ile de bir telefon görüşmesi yaparak bölgesel istikrar için koordinasyonu sürdürdü.
Bölgesel ve küresel boyut
İran'ın İsrail'e yönelik füze saldırısı, Orta Doğu'da geniş çaplı bir savaş endişelerini yeniden alevlendirdi. İsrail, İran'ın saldırısına karşılık olarak İran'daki askeri tesisleri vurma tehdidinde bulunurken, ABD Başkanı Joe Biden da İsrail'e desteğini yineleyerek İran'a yeni yaptırımlar sinyali verdi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, acil bir toplantı düzenleyerek taraflara itidal çağrısı yaptı.
Mısır-İran görüşmesi, bölgedeki diğer aktörlerin de krize müdahil olduğunu gösteriyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de İran ve İsrail arasında arabuluculuk çabalarına destek verirken, Katar ve Türkiye de benzer girişimlerde bulunuyor. Bölgesel güçler, özellikle İsrail ve Hizbullah arasında sınır ötesi çatışmaların yoğunlaştığı bir dönemde, savaşın yayılmasını önlemek için diplomatik yolları zorluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mısır ve İran arasındaki bu diplomatik temas, Türkiye'nin Orta Doğu politikası açısından önemli bir gelişmedir. Türkiye, İran ve İsrail arasındaki gerilimin bölgesel bir savaşa dönüşmesini istememektedir; çünkü bu durum, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve ticaret yolları üzerinde doğrudan etkili olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin İran ile geliştirdiği ticari ve enerji ilişkileri, herhangi bir çatışmanın genişlemesi halinde risk altına girebilir. Türkiye, bu krizde arabuluculuk rolü üstlenmeye çalışırken, Mısır'ın da benzer bir rol oynaması iki ülkeyi rekabete sokabilir; ancak bölgesel istikrar için işbirliği de mümkün görünüyor. Türkiye'nin Kahire Büyükelçiliği üzerinden Mısır ile koordinasyon halinde olduğu biliniyor. Sonuç olarak, Ankara bu gelişmeyi yakından izlemekte ve bölgesel dengeleri korumak için diplomatik kanalları açık tutmaktadır.