Ermenistan Merkez Seçim Komisyonu tarafından açıklanan resmi sonuçlara göre, Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi, 20 Haziran'da yapılan erken parlamento seçimlerini açık ara kazandı. Paşinyan'ın partisi oyların yüzde 53,9'unu alırken, eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan liderliğindeki ittifak yüzde 21,1'de kaldı. Bu sonuç, Ermenistan'ın Rusya'dan uzaklaşarak Batı'ya yönelme politikasının seçmen tarafından onaylandığı anlamına geliyor. Seçimlerin ardından Paşinyan, "Halkımız bağımsız ve egemen bir Ermenistan istiyor" dedi.
Seçim Süreci ve Rusya ile Gerilim
Seçim kampanyası boyunca Moskova'dan gelen tehditler ve Rus müdahalesi iddiaları gölgesinde geçen süreç, Ermenistan'ın dış politikasındaki dönüşümün bir yansımasıydı. Paşinyan, 2018'deki kadife devrimden bu yana Batı ile ilişkileri güçlendirme, AB ve NATO ile işbirliğini artırma sözü vermişti. Ancak Rusya, Ermenistan'ın güvenlik garantörü konumundaki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) üyesi olması nedeniyle bu yönelime sert tepki gösterdi. Seçim öncesinde Rus yetkililer, Ermenistan'ın Batı'ya kayması durumunda ekonomik ve askeri desteğin kesilebileceği uyarısında bulundu. Paşinyan ise bu tehditlere rağmen, "Ermenistan'ın çıkarları her şeyin üzerindedir" diyerek meydan okudu.
Seçim sonuçlarının ardından ABD ve AB'den tebrik mesajları gelirken, Kremlin'in sessiz kalması dikkat çekti. Uzmanlar, Rusya'nın Ermenistan'daki nüfuz kaybını kabullenmekte zorlandığını, ancak Paşinyan'ın iktidarının güçlenmesiyle bu sürecin geri döndürülemez hale geldiğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ermenistan'ın Batı'ya yönelimi, Güney Kafkasya'daki güç dengelerini yeniden şekillendiriyor. 2020 Dağlık Karabağ Savaşı'nda Azerbaycan karşısında ağır bir yenilgi alan Ermenistan, barış görüşmelerinde ABD ve AB'nin arabuluculuğuna daha fazla bel bağlıyor. Paşinyan, savaşın ardından imzalanan ateşkes anlaşmasını bir "felaket" olarak nitelendirmiş ve Rusya'nın savaş sırasında yeterli desteği vermediğini ima etmişti.
Rusya ise Ermenistan'ın bu hamlesini kendi arka bahçesinde bir meydan okuma olarak görüyor. Özellikle Ukrayna savaşının ardından Batı ile gerilim tırmanırken, Moskova'nın Kafkasya'daki nüfuzunu korumak için daha sert önlemler alması bekleniyor. Ancak Ermenistan'ın Batı ile entegrasyonu, Türkiye ile normalleşme sürecini de hızlandırabilir. Nitekim seçimlerin ardından Paşinyan, Türkiye ile diyalog kapılarının açık olduğunu yineledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan'ın Batı'ya yönelimi, Türkiye açısından hem fırsat hem de riskler barındırıyor. Bir yandan Paşinyan yönetiminin Batı yanlısı politikası, Türkiye ile normalleşme sürecini hızlandırabilir ve sınırların açılması gibi somut adımlara zemin hazırlayabilir. Diğer yandan, Rusya'nın Ermenistan'a yönelik baskıları, bölgede yeni bir gerilim hattı oluşturabilir. Ayrıca, Batı'nın Kafkasya'da artan etkisi, Türkiye'nin Azerbaycan ile stratejik ortaklığını dengelemek zorunda kalabileceği anlamına geliyor. Ankara'nın, Ermenistan'daki bu dönüşümü dikkatle takip ederek hem Rusya ile ilişkilerini hem de Batı bağlantılarını gözeten bir strateji geliştirmesi gerekiyor.