Mısır, Orta Doğu'da adil ve kapsamlı bir barışın ancak İsrail işgalinin sona ermesi ve 4 Haziran 1967 sınırlarına dayanan, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasıyla mümkün olabileceğini açıkladı. Kahire yönetimi, bu açıklamayı uluslararası meşruiyet kararlarına ve iki devletli çözüm vizyonuna bağlılığını yineleyerek yaptı.
Mısır'ın Tutumu ve Uluslararası Hukuk
Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Filistin meselesinin bölgedeki istikrarın merkezinde yer aldığı vurgulandı. Açıklamada, "Orta Doğu'da kalıcı barış, ancak Filistin halkının meşru haklarının teslim edilmesiyle sağlanabilir. Bu hakların başında, 4 Haziran 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulması gelmektedir" ifadelerine yer verildi.
Mısır, bu tutumunu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 242 ve 338 sayılı kararları ile Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun (BMGK) 194 sayılı kararı gibi uluslararası meşruiyet kararlarına dayandırıyor. Ayrıca, 2002 Arap Barış Girişimi'nin de bu çerçevenin önemli bir parçası olduğunu hatırlattı.
Mısır'ın bu açıklaması, bölgede artan gerilimlerin ve İsrail-Filistin çatışmasının yeniden alevlendiği bir döneme denk geldi. Özellikle Gazze Şeridi'nde yaşanan insani kriz ve Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerinin hız kazanması, iki devletli çözümün giderek uzaklaştığı yönündeki endişeleri artırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Mısır'ın bu çıkışı, İsrail ile normalleşme adımlarını sürdüren bazı Arap ülkelerinin aksine, Filistin meselesini merkeze alan bir tutum sergilediğinin göstergesi olarak yorumlanıyor. Kahire yönetimi, bir yandan Gazze'de ateşkes için arabuluculuk çabalarını sürdürürken, diğer yandan da Filistin devletinin tanınması yönünde uluslararası kampanyalara destek veriyor.
Bölgedeki son gelişmeler, özellikle İsrail'in sağcı koalisyon hükümetinin izlediği sert politika ve Filistin topraklarındaki yerleşimlerin genişletilmesi, iki devletli çözümün uygulanabilirliğini tartışmaya açmış durumda. Ancak Mısır, Arap dünyasının en kalabalık ülkesi ve İsrail ile barış anlaşması bulunan iki Arap ülkesinden biri olarak kilit bir konumda. Bu nedenle Mısır'ın açıklamaları, bölgesel dengeler açısından önem taşıyor.
Uluslararası toplumda da iki devletli çözümün destekçileri, Mısır'ın tutumunu olumlu karşılarken, İsrail yönetimi ise bu tür açıklamalara genellikle mesafeli yaklaşıyor. ABD ve Avrupa Birliği'nin (AB) Filistin devleti konusundaki farklı yaklaşımları, bölgedeki çözüm arayışlarını etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasının güçlü bir destekçisi olarak Mısır'ın bu açıklamasını yakından takip ediyor. Ankara, iki devletli çözümü savunmakta ve Doğu Kudüs'ün Filistin devletinin başkenti olması gerektiğini sık sık vurgulamaktadır. Mısır'ın bu tutumu, Türkiye'nin bölgedeki pozisyonuyla örtüşmekte ve iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşme sürecinde ortak zemin oluşturabilir. Ayrıca Türkiye, Filistin devletinin tanınması için uluslararası platformlarda aktif bir şekilde çalışmakta; bu bağlamda Mısır'ın açıklaması, bölgesel konsolidasyon açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Türkiye'nin bu süreçte Mısır ile işbirliği yapması, Filistin meselesinde ortak tutum geliştirilmesine katkı sağlayabilir.