İngiltere'de Milli Piyango'nun (National Lottery) yeni geçici genel müdürü Phil Walker'ın kumar endüstrisindeki geçmişi, özellikle 24 saat açık slot makineleri sektöründeki kazançlı görevi, milletvekillerinin ve düzenleyici kurumların tepkisini çekti. Avam Kamarası Kültür, Medya ve Spor Komitesi, Walker'ın atanmasının ardından kamu yararına yapılan piyango gelirlerinin geleceği konusunda ciddi endişelerini dile getirerek, düzenleyici Gambling Komisyonu'ndan (UKGC) kapsamlı bir açıklama talep etti. Söz konusu atama, piyango gelirlerinin topluma aktarılması sürecindeki şeffaflık ve etik ilkeler açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.
Walker'ın kumar sektöründeki geçmişi ve çelişkiler
Phil Walker, daha önce İngiltere'nin önde gelen bahis şirketlerinden William Hill'de üst düzey yöneticilik yapmış, ardından slot makineleri üzerine yoğunlaşan Game Nation isimli şirkette yönetim kurulu başkanlığı görevini üstlenmişti. Game Nation, özellikle Türkiye'de 'tombala' olarak bilinen ancak İngiltere'de yüksek bahisli slot makineleriyle anılan oyunların günün her saati oynanabildiği bir zincirin sahibi olarak biliniyor. Bu makineler, bağımlılık riski yüksek olan oyunlar arasında sayılıyor.
Gambling Komisyonu'nun eski başkanlarından biri olan ve şu anda milletvekili olarak görev yapan Philip Davies, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 'Milli Piyango'nun toplum yararına çalışan bir kuruluş olmaktan çıkıp kumar endüstrisinin bir parçası haline gelmesi kabul edilemez. Walker'ın atanması, bu yönde atılmış tehlikeli bir adım olarak görülüyor.' ifadelerini kullandı. Davies, özellikle Walker'ın Game Nation'daki görevinin, kamuoyunda bağımlılıkla mücadele politikalarıyla çeliştiğini vurguladı.
Walker ise atanmasının ardından yaptığı ilk açıklamada, 'Halkın güvenini kazanmak ve piyangonun başarısını sürdürmek için elimden gelenin en iyisini yapacağım. Kumar sektöründeki deneyimim, sorumlu oyun politikalarının geliştirilmesinde bana yardımcı olacaktır.' şeklinde konuşmuştu. Ancak bu açıklama, eleştirmenleri ikna etmeye yetmedi. Özellikle kumar bağımlılığıyla mücadele eden sivil toplum kuruluşları, Walker'ın geçmişinin, kurumun itibarına gölge düşürdüğünü savunuyor.
Düzenleyici kurumların rolü ve şeffaflık tartışması
Olay, yalnızca Walker'ın kişisel geçmişiyle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda Milli Piyango'yu düzenleyen kurumların atama süreçlerindeki denetim mekanizmalarını da sorgulatıyor. Gambling Komisyonu'nun bu atamaya onay vermesi, komitenin kurumsal yapısının bağımsızlığı ve kamu yararına çalışma misyonu hakkında ciddi soru işaretleri oluşturdu. Piyango gelirlerinin büyük bir kısmı, spor tesisleri, sanat projeleri ve toplum merkezleri gibi sosyal fayda sağlayan alanlara aktarılıyor. Bu nedenle, bu gelirlerin yönetiminde söz sahibi olacak kişilerin etik geçmişinin önemi bir kat daha artıyor.
Öte yandan, Gambling Komisyonu yetkilileri, atama sürecinin mevzuata uygun olarak yürütüldüğünü ve Walker'ın geçmişinin gizlenmediğini, aksine şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşıldığını belirtti. Ancak milletvekilleri, bu durumun 'etik açıdan sorgulanabilir' olduğunu ve kurumun itibarını zedelediğini dile getiriyor. Konuyla ilgili olarak Avam Kamarası'na sunulan yazılı soru önergesinde, Walker'ın atanma sürecine ilişkin tüm yazışmaların komiteye iletilmesi talep edildi.
Piyango operatörü Camelot'un lisansının 2024'te sona erecek olması, bu tartışmayı daha da alevlendiriyor. Yeni lisans döneminde kurulacak olan yönetim yapısının, kumar endüstrisinden bağımsız ve toplum yararını ön planda tutan profesyonellerden oluşması gerektiği belirtiliyor. Bu bağlamda Walker'ın geçici olarak atanmış olması, kalıcı bir genel müdür belirlenene kadar geçecek süreçte, kurumun geleceği açısından belirleyici olabilir.
İngiltere'de kumar düzenlemeleri artıyor
Bu gelişme, İngiltere'de kumar endüstrisine yönelik kamuoyundaki hassasiyetin arttığı bir döneme denk geliyor. 2005 tarihli Kumar Yasası'nın ardından yapılan son düzenlemelerle kumar reklamlarına sınırlamalar getirilmiş, online bahis limitleri düşürülmüştü. Hükümet, kumar bağımlılığıyla mücadele kapsamında yeni tedbirler üzerinde çalışıyor. Ancak bu çabaların, sektörden gelen isimlerin kamu kurumlarında üst düzey pozisyonlara getirilmesiyle zayıflatıldığı eleştirileri yapılıyor. Söz konusu atama, mevcut düzenlemelerin ne kadar etkili olduğu konusundaki tartışmaları da yeniden alevlendirdi.
Maryport'ta yaşayan ve kumar bağımlılığı tedavisi gören 45 yaşındaki John B., 'Bir zamanlar William Hill'de her gün saatlerce bahis oynardım. O şirketin insanların hayatını nasıl kararttığını bizzat gördüm. Şimdi böyle birinin Milli Piyango gibi bir kurumun başına geçmesi gerçekten ürkütücü.' dedi. Ancak uzmanlar, Walker'ın geçmişinin, onun sorumlu kumar politikalarını daha iyi anlamasını sağlayabileceğini; bu sayede piyangonun daha güvenli bir şekilde yönetilebileceğini de savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki bu tartışma, Türkiye'deki kamu yararına çalışan kuruluşların yönetim anlayışına ışık tutacak nitelikte. Türkiye'de de Milli Piyango İdaresi (MPİ) uzun yıllar devlet tekelinde işletildi; ardından özelleştirme kapsamında yönetimi bir şirkete devredildi. Benzer şekilde, Spor Toto ve diğer şans oyunları da kamu yararına gelir sağlama amacıyla faaliyet gösteriyor. Ancak bu tür kurumların yöneticilerinin sektör geçmişi ve etik değerleri, toplumun bu kurumlara olan güvenini doğrudan etkiliyor. İngiltere'deki gelişme, Türkiye'deki düzenleyici kurumlar için de önemli bir ders niteliği taşıyor: Kamu yararına çalışan kurumların yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Uluslararası alanda ise, kumar endüstrisinin düzenlenmesi konusundaki global eğilimler, Türkiye'nin kendi yasal düzenlemelerini güncellemesi için bir referans oluşturabilir.