Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin "testere" simgesiyle simgeleşen radikal ekonomi programı, göreve gelişinin üzerinden geçen bir yıl içinde ciddi şekilde sarsılıyor. Ülke ekonomisi beklenenden daha derin bir durgunluğa girerken, enflasyonla mücadelede alınan mesafe tartışmalı hale geldi ve sosyal hoşnutsuzluk sokaklara taştı. Milei'nin kamu harcamalarını azaltma, para basmayı durdurma ve düzenlemeleri kaldırma yönündeki vaatleri, kısa vadede ekonomik acıyı artırarak siyasi maliyetini yükseltiyor.
Programın Arka Planı ve İlk Sonuçlar
Milei, 2023 sonunda göreve geldiğinde Arjantin yıllardır süren yüksek enflasyon, kronik bütçe açıkları ve döviz kuru baskısıyla boğuşuyordu. Yüzde 200'ü aşan yıllık enflasyon, halkın alım gücünü eritmiş, yoksulluk oranı yüzde 40'ın üzerine çıkmıştı. Milei'nin ilk icraatları arasında peso'nun devalüasyonu, enerji ve ulaşım sübvansiyonlarının kesilmesi, kamu istihdamının azaltılması ve bazı bakanlıkların kapatılması yer aldı. Bu adımlar, birincil bütçe fazlası verilmesini sağladı ve aylık enflasyonu yavaşlattı; ancak yıllık enflasyon hâlâ üç haneli rakamlarda seyrediyor. Ekonomi 2024'te yüzde 3'ün üzerinde küçüldü, işsizlik arttı ve yoksulluk daha da derinleşti.
Hükümetin başarısı olarak sunduğu mali disiplin, uluslararası piyasalarda kısmi bir güven tesis etti ve ülke risk primini düşürdü. Ancak bu olumlu tablo, halkın büyük bölümü için henüz somut bir rahatlama yaratmadı. Ücretler reel olarak gerilerken, emekliler ve kamu çalışanları geçim sıkıntısıyla boğuşuyor. Son haftalarda başkent Buenos Aires başta olmak üzere birçok kentte protestolar yoğunlaştı; sendikalar ve sosyal örgütler, kemer sıkma politikalarının geri çekilmesini talep ediyor. Milei hükümeti ise gösterileri küçümsemiyor ve "acı reçetenin" kaçınılmaz olduğunu savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Arjantin, Latin Amerika'nın üçüncü büyük ekonomisi olarak bölgesel istikrar açısından kritik bir ülke. Milei'nin ekonomi politikaları, Brezilya, Şili ve Uruguay gibi komşularıyla ticari ilişkileri de etkiliyor. Özellikle tarım ürünleri ihracatında yaşanan dalgalanmalar, küresel gıda fiyatları üzerinde baskı oluşturabilir. Ayrıca Arjantin, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile 44 milyar dolarlık bir kredi anlaşmasına sahip; programın başarısızlığı IMF'nin bölgedeki itibarını da zedeleyebilir. Öte yandan Milei'nin ABD ve Batı yanlısı duruşu, Çin'in bölgedeki artan etkisine karşı bir denge unsuru olarak görülüyor. Ancak ekonomik sıkıntılar derinleşirse, hükümetin dış politikada daha fazla manevra alanı arayacağı ve özellikle Çin ile ticari ilişkileri yeniden değerlendirebileceği belirtiliyor.
Küresel ölçekte ise Milei'nin deneyi, enflasyonla mücadelede şok terapisi uygulayan diğer ülkeler için bir test niteliğinde. Başarısız olursa, popülist ve radikal ekonomik programların itibarı sarsılabilir; başarılı olursa, benzer politikalar için bir model oluşturabilir. Şu an için tablo karışık: mali göstergeler iyileşirken, sosyal göstergeler kötüleşiyor. Bu ikilem, Milei'nin 2025 ara seçimlerinde karşılaşacağı en büyük sınav olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Arjantin'deki ekonomik kriz ve Milei'nin kemer sıkma politikaları, Türkiye'nin ekonomik istikrarı ve dış ticaret dengeleri açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, Arjantin ile sınırlı bir ticaret hacmine sahip olsa da, küresel piyasalarda benzer enflasyon ve cari açık sorunlarıyla mücadele eden bir ülke olarak, Arjantin örneğinden dersler çıkarabilir. Ayrıca, gelişmekte olan piyasalardaki dalgalanmalar, Türkiye'nin risk primini ve sermaye akışını etkileyebilir. Milei'nin başarısızlığı, popülist olmayan ancak sosyal maliyeti yüksek reformların sürdürülebilirliği konusunda uyarıcı bir vaka olarak izlenmeli.