Microsoft'un, Gazze savaşının ilk yılında İsrail Savunma Bakanlığı ile 125 milyon dolarlık bir bulut bilişim ve yapay zeka sözleşmesi imzaladığı ortaya çıktı. Middle East Eye'ın haberine göre, söz konusu anlaşma, İsrail'in Gazze'ye yönelik yoğun saldırılarını sürdürdüğü Ekim 2023 - Ekim 2024 döneminde yapıldı. Microsoft, İsrail ordusunun kullandığı Azure bulut altyapısı ve yapay zeka destekli hedefleme sistemleri gibi kritik teknolojileri sağladı.
Sözleşmenin detayları ve kapsamı
Middle East Eye'ın ele geçirdiği belgelere göre, sözleşme kapsamında Microsoft, İsrail Savunma Bakanlığı'na bulut bilişim hizmetleri, yapay zeka araçları ve veri analitiği çözümleri sunuyor. Anlaşmanın toplam değeri 125 milyon doları buluyor ve savaşın ilk yılında imzalanmış olması dikkat çekiyor. İsrail ordusunun, Microsoft'un yapay zeka destekli sistemlerini hedef belirleme ve istihbarat toplama faaliyetlerinde kullandığı iddia ediliyor.
Microsoft sözcüsü, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, şirketin tüm müşterilerine yönelik hizmetlerinin uluslararası hukuka ve insan haklarına saygı çerçevesinde yürütüldüğünü savundu. Ancak şirketin, İsrail'in askeri operasyonlarında kullanılan teknolojileri sağladığı yönündeki iddialar, kurumsal sorumluluk tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Gazze'deki savaşta binlerce sivilin hayatını kaybetmesi ve altyapının büyük ölçüde tahrip olması nedeniyle, Batılı teknoloji şirketlerinin İsrail'e verdiği destek, uluslararası kamuoyunda sert eleştirilere yol açıyor. Microsoft'un yanı sıra Google, Amazon ve Palantir gibi şirketlerin de İsrail ile benzer anlaşmaları olduğu biliniyor.
Uluslararası tepkiler ve hukuki boyut
İnsan hakları örgütleri, Microsoft'un İsrail ile yaptığı sözleşmenin, Gazze'de işlenen olası savaş suçlarına dolaylı destek anlamına gelebileceğini belirtiyor. Uluslararası Af Örgütü ve Human Rights Watch gibi kuruluşlar, teknoloji şirketlerinin, ürünlerinin askeri operasyonlarda kullanılmasını engellemesi gerektiğini savunuyor. Birleşmiş Milletler bünyesindeki bazı uzmanlar da, bu tür ticari ilişkilerin uluslararası hukuk açısından soruşturulması gerektiğini dile getiriyor.
Öte yandan, Microsoft'un hisseleri, haberin yayılmasının ardından önemli bir dalgalanma göstermedi. Ancak şirketin itibarı, özellikle genç ve duyarlı tüketici kitlesi nezdinde zarar görebilir. Son yıllarda teknoloji devlerine yönelik etik ve insan hakları temelli kampanyalar artış gösteriyor.
İsrail hükümeti ise sözleşmeyi savunarak, ülkenin kendini savunma hakkı olduğunu ve teknoloji tedarikinin meşru olduğunu vurguluyor. İsrail Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, tüm savunma ihalelerinin yasal çerçevede gerçekleştirildiği belirtildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Microsoft'un İsrail'e yönelik 125 milyon dolarlık sözleşmesi, Türkiye'nin Ortadoğu politikası ve teknoloji bağımsızlığı açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Gazze'deki insani krize karşı tutumunu net bir şekilde ortaya koymuş ve İsrail'e yönelik eleştirilerini sürdürmektedir. Batılı teknoloji şirketlerinin İsrail ordusuna sağladığı destek, Türkiye'nin kendi yerli ve millî teknoloji hamlelerini hızlandırması gerektiğini göstermektedir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgesel bir güç olarak, uluslararası hukuk ve insan hakları ihlallerine karşı daha etkin bir diplomasi yürütmesi beklenmektedir. Bu tür anlaşmalar, küresel teknoloji şirketlerinin etik sorumluluklarını sorgulatmakta ve Türkiye'nin çok kutuplu dünya düzenindeki konumunu güçlendirecek adımlar atmasına zemin hazırlamaktadır.