İsrail ordusu, 10 Ekim 2024 tarihinde Lübnan'ın güneyindeki Ali el-Taher Tepesi'ne hava saldırısı gerçekleştirdi. Orta Doğu merkezli haber sitesi Middle East Eye'ın canlı blog güncellemesine göre, saldırı bölgede bulunan yerleşim yerlerini ve sivil altyapıyı tehdit ediyor. Olay, İsrail'in Lübnan'a yönelik son dönemde artan askeri operasyonlarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Saldırıda can kaybı ya da yaralanma olup olmadığı henüz netleşmedi.
Gelişmenin arka planı
Ali el-Taher Tepesi, Lübnan'ın güneyinde, İsrail sınırına yakın stratejik bir noktada yer alıyor. Bu bölge, uzun süredir Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalara sahne oluyor. İsrail, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın saldırısının ardından Gazze'ye yönelik geniş çaplı bir operasyon başlatmış, bu süreçte Lübnan sınırında da Hizbullah ile karşılıklı saldırılar yaşanmıştı. Son haftalarda İsrail, Lübnan'ın güneyine yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı. Lübnan sağlık bakanlığına göre, bu saldırılarda yüzlerce sivil hayatını kaybetti ve binlerce kişi yerinden edildi. Uluslararası toplum, taraflara itidal çağrısı yaparken, BM Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL), bölgede istikrarın korunması için çaba sarf ediyor. Ancak son saldırı, ateşkes çabalarını zora sokabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan güvenlik mimarisini daha da sarsıyor. Hizbullah, İran'ın bölgedeki en önemli vekil güçlerinden biri olarak görülüyor. Dolayısıyla İsrail'in bu saldırısı, İran ile doğrudan bir gerilimi tetikleyebilir. Nitekim İran, geçtiğimiz aylarda İsrail'e yönelik füze saldırıları düzenlemiş, İsrail de karşılık vereceğini açıklamıştı. Bölgede geniş çaplı bir savaş riski, uluslararası piyasaları da etkiliyor. Petrol fiyatları, her yeni çatışma haberinde dalgalanıyor. ABD, İsrail'in en yakın müttefiki olarak saldırılara destek verirken, Avrupa Birliği ve Rusya'dan farklı tepkiler geliyor. Çin ise bölgede arabuluculuk rolü üstlenmeye çalışıyor. BM Güvenlik Konseyi'nde ise ateşkes çağrıları sonuçsuz kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika önceliklerini doğrudan etkiliyor. Türkiye, Lübnan ile tarihi ve kültürel bağlara sahip; bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'nin güney sınırlarında yeni bir göç dalgası ve terör riski oluşturabilir. Ayrıca Türkiye, İsrail'in saldırılarını uluslararası hukuka aykırı bulduğunu defalarca dile getirdi. Bu son saldırı, Türkiye'nin bölgesel barış çağrılarını yeniden gündeme getirebilir. Ekonomik açıdan, artan petrol fiyatları ve ticaret yollarının güvenliği, Türkiye'nin enerji ithalatını ve ihracatını olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin, ateşkes için diplomatik girişimlerini yoğunlaştırması bekleniyor.