İsrail, ABD'nin artan baskısına rağmen Lübnan ile yürütülen müzakereleri erteleyerek seçim sonrasına bırakma stratejisi izliyor. Roma'da yapılması planlanan sekizinci tur görüşmeler öncesinde İsrail ordusu, aylardır kuşatma altında tuttuğu Ali al-Taher sırtındaki Hizbullah'ın yeraltı kalesini temizlediğini duyurdu. Bu açıklama, görüşmelerin belirsizliğini koruduğu bir dönemde geldi.
Diplomatik Çıkmaz ve Askeri Operasyonlar
İsrail'in Lübnan ile yürüttüğü dolaylı görüşmeler, ABD'nin yoğun çabalarına rağmen ilerleme kaydedemiyor. Roma'da planlanan sekizinci tur, İsrail'in erteleme kararıyla askıya alındı. İsrail yetkilileri, seçim sonrası dönemde daha güçlü bir müzakere pozisyonu elde etmeyi hedefliyor. Bu strateji, Başbakan'ın iç siyasi hesaplarıyla da örtüşüyor.
Bu arada İsrail ordusu, Ali al-Taher bölgesindeki Hizbullah yeraltı tünellerini ve komuta merkezlerini imha ettiğini açıkladı. Aylar süren kuşatmanın ardından gerçekleştirilen operasyon, İsrail'in sahadaki askeri üstünlüğünü pekiştirmeyi amaçlıyor. Askeri kaynaklar, bölgenin tamamen kontrol altına alındığını ve Hizbullah'ın buradan yönlendirilen saldırılarının sona erdiğini belirtiyor.
Görüşmelerin ertelenmesi, bölgede tansiyonu yükseltiyor. Lübnan tarafı, İsrail'in samimi olmadığını ve zaman kazanmaya çalıştığını öne sürüyor. Hizbullah ise askeri kayıplarına rağmen direnişini sürdüreceğini açıkladı. ABD Dışişleri Bakanlığı, taraflara müzakere masasına dönme çağrısı yaparken, İsrail'in erteleme kararını "hayal kırıklığı" olarak nitelendirdi.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
İsrail'in erteleme kararı, Orta Doğu'daki güç dengelerini doğrudan etkiliyor. Lübnan, ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlıkla boğuşurken, İsrail ile müzakerelerdeki gecikme ülkedeki kırılganlığı artırıyor. Hizbullah, İran'ın bölgedeki en önemli vekil gücü olarak, İsrail'in askeri başarısını kendi meşruiyetine yönelik bir tehdit olarak görüyor.
ABD'nin rolü ise kritik. Washington, İsrail'in güvenlik endişelerini anlayışla karşılamakla birlikte, diplomatik çözümün önceliğini vurguluyor. Ancak İsrail'in seçim sonrasına kadar bekleme stratejisi, ABD'nin bölgedeki arabuluculuk çabalarını zayıflatabilir. Ayrıca, İran nükleer anlaşması müzakereleriyle paralel yürüyen bu süreç, bölgesel istikrarı daha da karmaşık hale getiriyor.
Rusya ve Çin gibi aktörler, Orta Doğu'da nüfuzlarını artırmak için fırsat kolluyor. İsrail'in görüşmeleri askıya alması, bu ülkelerin Lübnan ve Hizbullah ile ilişkilerini derinleştirmesine olanak tanıyabilir. Avrupa Birliği ise Lübnan'daki insani krizin derinleşmesinden endişe duyuyor ve ateşkes çağrılarını yineliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Lübnan görüşmelerini ertelemesi, Türkiye'nin Orta Doğu politikası açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Lübnan'daki istikrarsızlığın bölgesel güvenliğe tehdit oluşturduğunu ve İsrail'in askeri operasyonlarının tansiyonu artırdığını savunuyor. Ankara, Hizbullah'ı terör örgütü olarak tanımlamakla birlikte, Lübnan'ın egemenliğine saygı gösterilmesi çağrısı yapıyor. Görüşmelerin askıya alınması, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zayıflatabilir ve Doğu Akdeniz'deki enerji iş birliği projelerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, İsrail'in seçim sonrasına kadar beklemesi, Türkiye'nin bölgesel denklemdeki manevra alanını daraltabilir.