Meta yöneticileri, Facebook ve Instagram gibi platformlarda 'sansürü' azaltma kararının, antisemitik içeriklerin artmasına yol açtığı gerekçesiyle Avustralya Kraliyet Komisyonu'nda yoğun bir sorguya çekildi. Şirket yetkilileri, 'aşırı uygulamanın korumaya çalıştıkları topluluklar için önemli bir risk oluşturduğunu' belirterek uygulamalarını savundu.
Gelişmenin arka planı
Meta, 2023'ün başlarında içerik denetim politikalarında önemli bir değişiklik yaparak, 'aşırı sansür' olarak tanımladığı uygulamaları azaltma kararı aldı. Şirket, özellikle soykırım inkarı ve terörizm gibi hassas konularda daha geniş bir ifade özgürlüğü tanımayı hedeflediğini açıkladı. Ancak bu değişiklik, özellikle Orta Doğu'daki çatışmaların ardından antisemitik ve nefret söylemi içeriklerinin patlamasına neden oldu.
Avustralya Kraliyet Komisyonu'na ifade veren Meta'nın kamu politikası direktörü, 'Kararımız, farklı görüşlerin susturulmasını önlemek içindi, ancak bunun istenmeyen sonuçlar doğurduğunun farkındayız' dedi. Komisyon üyeleri, şirketin yapay zeka ve insan denetçilerden oluşan moderasyon ekibinin, değişiklik sonrası nefret söylemini tespit etmekte yetersiz kaldığını belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut
Meta'nın bu kararı, sadece Avustralya'da değil, dünya genelinde yankı uyandırdı. Avrupa Birliği'nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve ABD'deki benzer düzenlemeler, teknoloji şirketlerinin içerik denetimini sıkılaştırmasını zorunlu kılıyor. Ancak Meta, ifade özgürlüğü ile nefret söylemi arasındaki dengeyi kurmakta zorlanıyor. Şirket, özellikle İsrail-Filistin çatışması bağlamında artan antisemitik ve İslamofobik içeriklerin platformda hızla yayılmasına izin vermekle eleştiriliyor.
Uzmanlar, Meta'nın 'sansür' kararının, özellikle azınlık grupları hedef alan nefret söylemlerinin önünü açtığını belirtiyor. Avustralya Yahudi Topluluğu Başkanı, 'Bu karar, Holokost inkarı gibi içeriklerin platformda daha fazla görünür olmasına neden oldu' derken, Müslüman toplum liderleri de benzer endişeleri dile getirdi. Meta, sorunu çözmek için ek moderatörler işe aldığını ancak bunun yeterli olmadığını kabul etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Meta'nın içerik denetimindeki bu değişiklik, Türkiye açısından da önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, özellikle terör örgütü PKK ve FETÖ propagandasının yanı sıra Türkiye karşıtı nefret söylemlerine karşı sosyal medya platformlarından içerik kaldırma taleplerinde bulunuyor. Meta'nın 'sansür' kararı, bu taleplerin daha az dikkate alınmasına yol açabilir. Ayrıca, Orta Doğu'daki çatışmalar ve İsrail-Filistin meselesi bağlamında, Türkiye'deki kullanıcılar da artan antisemitik veya İslamofobik içeriklerden etkilenebilir. Bu nedenle, Türk yetkililerin sosyal medya düzenlemelerini gözden geçirmesi ve Meta ile daha sıkı işbirliği talep etmesi beklenebilir.