Meta, popüler mesajlaşma uygulaması Messenger'ın Avrupa Birliği'nin Dijital Piyasalar Yasası (DMA) kapsamında “kapı bekçisi” (gatekeeper) olarak belirlenmesine yaptığı itirazı kaybetti. Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD), 9 Kasım 2023 tarihli kararında, şirketin başvurusunu reddetti. Bu karar, Messenger’ın DMA’nın sıkı kurallarına uyması gerektiği anlamına geliyor. Meta, daha önce Messenger’ın tüketici iletişim hizmeti olarak sınıflandırılmaması gerektiğini savunmuştu. Oysa AB Komisyonu, 2023 yılında Messenger’ı diğer büyük dijital platformlarla birlikte kapı bekçisi olarak listelemişti. Şirket, bu sınıflandırmanın kapsam ve gerekçe açısından hatalı olduğunu ileri sürerek dava açmıştı.
Gelişmenin arka planı
Dijital Piyasalar Yasası, 2022 yılında kabul edilen ve büyük teknoloji şirketlerinin pazardaki hâkimiyetini denetlemeyi amaçlayan bir AB düzenlemesidir. Yasa, aylık aktif 45 milyonun üzerinde kullanıcıya ve 75 milyar avro piyasa değerine sahip platformları “kapı bekçisi” olarak tanımlıyor. Bu platformların, rakiplerine adil erişim sağlama, kullanıcı verilerini paylaşma ve kendi hizmetlerini kayırma yasağı gibi katı kurallara uyması gerekiyor.
Meta, 2023 yılında Facebook ve Instagram'ın yanı sıra Messenger’ın da kapı bekçisi listesine alınmasına itiraz etmişti. Şirket, Messenger’ın işletmeler için değil bireysel kullanıcılar için tasarlandığını, bu nedenle “işletme mesajlaşma hizmeti” olarak sınıflandırılması gerektiğini savunuyordu. AB Komisyonu ise Messenger’ın WhatsApp ile birlikte Meta’nın ekosisteminin önemli bir parçası olduğunu ve geniş kullanıcı tabanı nedeniyle rekabete zarar verebileceğini belirtmişti.
Bölgesel veya küresel boyut
ABAD'ın kararı, AB'nin büyük teknoloji şirketlerini denetleme konusundaki kararlılığını gösteriyor. Bu karar, yalnızca Meta'yı değil, aynı zamanda Apple, Google ve Amazon gibi diğer teknoloji devlerini de yakından ilgilendiriyor. DMA kapsamında kapı bekçisi olarak belirlenen şirketler, kurallara uymadıkları takdirde küresel cirolarının %10'una kadar para cezası ile karşı karşıya kalabiliyor. Bu yıl içinde Apple ve Google da benzer itirazlarda bulunmuş ancak başarısız olmuştu.
Kararın küresel teknoloji düzenlemeleri üzerinde de etkisi olması bekleniyor. AB, dijital pazarlarda rekabeti artırmak için öncü rol oynarken, diğer ülkeler de benzer yasaları hayata geçiriyor. Özellikle Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi Asya ülkeleri, kendi dijital pazar düzenlemelerini hazırlıyor. AB'nin bu kararı, küresel bir emsal oluşturarak teknoloji şirketlerinin iş modellerini yeniden gözden geçirmesine neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AB ile uyum sürecinde benzer dijital düzenlemeleri takip ediyor. Türkiye'nin kişisel verilerin korunması ve e-ticaret düzenlemeleri, AB’nin DMA ve GDPR (Genel Veri Koruma Tüzüğü) gibi mevzuatlarından esinleniyor. Bu karar, Türkiye'deki büyük teknoloji şirketlerine yönelik denetimlerin sıkılaşabileceğine işaret ediyor. Meta Türkiye'de de Messenger ve WhatsApp aracılığıyla milyonlarca kullanıcıya hizmet veriyor. Karar, Türkiye'deki dijital pazar düzenlemelerinin AB standartlarına doğru evrilmesine katkı sağlayabilir. Ayrıca Türk teknoloji firmaları, rekabetçi bir ortamda büyüme fırsatı bulabilir.