Meksika'nın kuzeyindeki Monterrey kentinde faaliyet gösteren ve ABD'den toksik atık ithal ederek çelik üretimi yapan Zinc Nacional şirketi, Guardian gazetesinin ortak soruşturmasıyla ortaya çıkan ağır metal kirliliğinin ardından “en kirletici” operasyonlarını taşıma kararı aldı. Şirket, bölgedeki halk sağlığı ve çevre üzerinde yıkıcı etkiler yaratan tesisini, şehir merkezinden uzaklaştırarak daha az nüfuslu bir alana nakledeceğini duyurdu.
Skandal nasıl patlak verdi?
Guardian ve ortak medya kuruluşlarının yürüttüğü soruşturma, Zinc Nacional'in Monterrey'nin yoğun nüfuslu bir bölgesinde faaliyet gösterdiğini ve tesisin çevresindeki toprak ile su örneklerinde yüksek düzeyde kurşun, kadmiyum ve arsenik bulunduğunu ortaya çıkardı. Söz konusu kirlilik, özellikle çocuklarda nörolojik hasara yol açabilecek seviyelerde tespit edildi. Fabrikanın, ABD'den gelen tehlikeli atıkları işleyerek çelik üretiminde kullandığı ve bu süreçte ortaya çıkan emisyonların kontrol altına alınmadığı belirtildi.
Meksika Çevre Bakanlığı, raporun yayımlanmasının ardından tesiste denetim başlattı. Zinc Nacional ise bir basın açıklaması yaparak “çevresel ve sosyal sorumluluğumuzun bilincindeyiz; en kirletici ünitelerimizi Monterrey dışına taşıma kararı aldık” ifadelerini kullandı. Ancak çevre örgütleri, taşınmanın sorunu çözmekten çok başka bir bölgeye kaydıracağını savunuyor.
Küresel toksik atık ticareti ve Meksika
Bu olay, gelişmiş ülkelerin tehlikeli atıklarını daha zayıf çevre düzenlemelerine sahip ülkelere ihraç etme uygulamasının tipik bir örneği olarak gösteriliyor. ABD, Basel Sözleşmesi'ni onaylamayan birkaç ülkeden biri olduğu için, toksik atıklarını yasal boşlukları kullanarak Meksika gibi ülkelere gönderebiliyor. Meksika'da ise atık ithalatına izin veren düzenlemeler bulunmasına rağmen, denetim mekanizmalarının yetersiz olduğu biliniyor.
Guardian soruşturması, yalnızca Zinc Nacional'in değil, Monterrey'deki diğer sanayi tesislerinin de benzer kirlilik yarattığını ortaya koydu. Bölge, yıllardır çevre aktivistlerinin “ölüm vadisi” olarak adlandırdığı bir sanayi koridorunda yer alıyor. Uzmanlar, bu tür vakaların küresel çapta daha sıkı atık yönetimi düzenlemeleri gerektirdiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye de benzer şekilde, bazı Avrupa ülkelerinden atık ithal eden ve geri dönüşüm tesislerinde çevre kirliliği yaratan vakalarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu haber, Türkiye'nin atık yönetimi politikalarını gözden geçirmesi ve denetim mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, Türkiye'nin Basel Sözleşmesi'ne taraf olmasına rağmen, atık ithalatının çevresel etkilerinin izlenmesi konusunda zafiyetler yaşanabiliyor. Bu nedenle, Meksika örneği, Türkiye için de olası bir çevre felaketinin sinyali olarak değerlendirilmeli ve önleyici tedbirler alınmalıdır.