Trump yönetimi, Medicare kapsamında doktor muayenehanelerinde uygulanan ilaçların fiyatlarını düşürmeyi hedefleyen yeni ödeme modelinin nihai versiyonunu duyurdu. Ancak model, ilaç endüstrisinin yoğun baskısı sonucu önemli ölçüde yumuşatıldı. İlk olarak geçen yıl önerilen ve doktorların muayenehanelerinde kullanılan ilaçlar için Medicare ödemelerini diğer ülkelerdeki daha düşük fiyatlara eşitlemeyi amaçlayan plan, artık daha sınırlı bir kapsamda uygulanacak. Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı'na bağlı Medicare ve Medicaid Hizmetleri Merkezi (CMS), nihai kuralı Cuma günü yayımladı. Yeni model, 1 Ocak 2021'den itibaren geçerli olacak ve öncelikle kanser tedavisi gibi yüksek maliyetli ilaçları kapsayacak.
Modelin Yumuşatılmasının Arka Planı
Yönetim, başlangıçta "En İyi Fiyat" (Most Favored Nation) olarak adlandırılan ve Medicare'in ilaç fiyatlarını Amerika Birleşik Devletleri'ndeki gayri safi yurtiçi hasıla kişi başına düşen gelire göre ayarlanmış bir endekse bağlamayı öngören bir model önermişti. Bu model, ilaç şirketlerinin Medicare'e diğer gelişmiş ülkelerde sunduğu en düşük fiyatı vermesini zorunlu kılacaktı. Ancak ilaç endüstrisi, bunun yenilikçiliği öldüreceğini ve hastaların yeni ilaçlara erişimini kısıtlayacağını savunarak yoğun lobi faaliyeti yürüttü. Ayrıca, bazı Cumhuriyetçi senatörler ve doktor grupları da modelin uygulanabilirliğine dair endişelerini dile getirdi. CMS, nihai kuralda, modelin kapsamını daraltarak yalnızca belirli ilaç sınıflarını (örneğin, romatoid artrit, sedef hastalığı ve bazı kanser türleri) dahil etti. Ayrıca, modelin başlangıç tarihi 2021'e ertelendi ve uygulama süresi beş yıldan üç yıla indirildi. Bu değişiklikler, endüstrinin taleplerini kısmen karşıladı.
Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanı Alex Azar, yaptığı açıklamada, "Başkan Trump, Amerikalıların dünyanın en yüksek ilaç fiyatlarını ödemesini engellemek için kararlı. Bu model, Medicare hastalarının cebinden çıkan parayı azaltacak ve ilaç şirketlerini diğer ülkelerdeki fiyatlarıyla rekabet etmeye zorlayacak" dedi. Ancak eleştirmenler, yumuşatılmış modelin etkisinin sınırlı olacağını ve tasarrufun tahminlerin altında kalacağını belirtiyor. Kongre Bütçe Ofisi (CBO), orijinal modelin on yılda 85 milyar dolar tasarruf sağlayacağını öngörmüştü; ancak yapılan değişiklikler sonrası bu rakamın 30 milyar dolara kadar düşebileceği ifade ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki bu gelişme, küresel ilaç fiyatlandırma politikaları açısından da önem taşıyor. ABD, dünyada ilaç fiyatlarının en yüksek olduğu ülke konumunda. İlaç şirketleri, ABD'deki yüksek fiyatların Ar-Ge yatırımlarını finanse ettiğini savunuyor. Ancak Avrupa ülkeleri ve Kanada gibi ülkeler, devlet destekli sağlık sistemleri aracılığıyla ilaç fiyatlarını sıkı şekilde kontrol ediyor. Trump yönetiminin "En İyi Fiyat" modeli, bu ülkelerdeki fiyatları referans alarak ABD'deki maliyetleri düşürmeyi hedefliyordu. Modelin yumuşatılması, diğer ülkelerin ilaç fiyatlandırma politikalarını doğrudan etkilemeyecek olsa da, küresel ilaç endüstrisinin kârlılığı üzerinde dolaylı etkileri olabilir. İlaç şirketleri, ABD'deki fiyat indirimlerini telafi etmek için diğer ülkelerde fiyatları artırma yoluna gidebilir. Bu da küresel ilaç erişilebilirliği tartışmalarını yeniden alevlendirebilir.
Öte yandan, modelin yumuşatılması, Başkan Trump'ın 2020 seçim kampanyasındaki "ilaç fiyatlarını düşürme" vaadini zayıflatabilir. Demokratlar, yönetimin ilaç endüstrisinin baskısına boyun eğdiğini savunuyor. Seçim öncesi bu konu, sağlık politikaları tartışmalarının merkezinde yer alacak gibi görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Medicare ilaç fiyatlandırma modelindeki değişiklik, doğrudan Türkiye'yi bağlamasa da küresel ilaç fiyatlandırma dinamikleri üzerinden dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, ilaç fiyatlarını devlet eliyle belirleyen ve referans fiyat sistemini kullanan bir ülke. ABD'deki olası fiyat düşüşleri, ilaç şirketlerinin Türkiye gibi pazarlarda fiyatları artırma yönünde baskı yapmasına neden olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin yerli ilaç üretimini teşvik etme politikaları, küresel fiyat dalgalanmalarına karşı bir tampon oluşturabilir. Ancak asıl önemli olan, ABD'nin ilaç fiyatlandırma politikalarının Transatlantik ticaret müzakerelerinde bir koz olarak kullanılıp kullanılmayacağı. Türkiye, sağlık alanındaki düzenlemelerinde ABD ve AB ile uyum sağlamaya çalışırken, kendi ilaç sanayisini koruma dengesini gözetmek zorunda.