Massachusetts Valisi Maura Healey, geçtiğimiz hafta sonu Boston'u dolduran İskoç taraftarlarının oluşturduğu 'Tartan Army' (Ekose Ordu) fenomenini, eyaletinin ekonomik gündemiyle ilişkilendirerek değerlendirdi. Healey, Celtic FC taraftarlarının Boston’daki varlığının sadece bir spor etkinliği olmadığını, aynı zamanda Massachusetts’in İskoçya ile derin bağlarını ve bu bağın eyalet ekonomisine katkılarını yansıttığını belirtti. Healey, özellikle konut maliyetleri ve yaşam pahalılığıyla mücadele eden eyalet sakinleri için bu tür uluslararası etkileşimlerin, turizm ve ticaret yoluyla ekonomik fırsatlar yarattığını vurguladı.
Gelişmenin arka planı: İskoç taraftarlar Boston’da
Massachusetts Valisi Healey, İskoç futbol takımı Celtic FC’nin Amerika turu kapsamında Boston’da oynadığı hazırlık maçına atıfta bulundu. Yüzlerce İskoç taraftar, takımlarını desteklemek için Boston sokaklarını doldurdu. Healey, bu ziyaretin Massachusetts ile İskoçya arasındaki tarihi ve kültürel bağları canlandırdığını ifade etti. Vali, "Tartan Army'nin Boston'u ele geçirmesi, sadece bir futbol maçı değil; iki bölge arasındaki ticari ve kültürel köprülerin güçlenmesi anlamına geliyor" dedi.
Healey, ekonomik gündeminin merkezinde yer alan konut krizi ve yüksek yaşam maliyetleriyle mücadele için uluslararası bağlantıları kullanmayı hedeflediğini belirtti. İskoç taraftarların Boston'da harcadıkları paranın, yerel işletmelere can suyu olduğunu ve bu tür etkinliklerin eyalet ekonomisine katkısının artırılabileceğini söyledi. Healey, ayrıca İskoçya ile yenilenebilir enerji, biyoteknoloji ve eğitim alanlarında işbirlikleri yapılabileceğine dikkat çekti.
Bölgesel ve küresel boyut: İskoçya-Massachusetts ilişkileri
Massachusetts ve İskoçya arasındaki bağlar yüzyıllar öncesine dayanıyor. Amerikan Bağımsızlık Savaşı'nda önemli rol oynayan İskoç göçmenler, Massachusetts'in kültürel dokusunu derinden etkiledi. Günümüzde ise bu bağ, ticaret ve turizmle canlı tutuluyor. Healey'nin açıklamaları, eyaletler arası diplomasinin ötesinde, yerel yönetimlerin uluslararası ekonomik kalkınma stratejilerinin bir parçası olarak kültürel etkinlikleri nasıl kullandığını gösteriyor. İskoçya’nın bağımsızlık referandumu tartışmaları ve Brexit sonrası AB ile ilişkileri, İskoç hükümetinin de küresel bağlantılarını çeşitlendirme arayışını artırıyor. Bu bağlamda, Massachusetts gibi ekonomik olarak güçlü bir ABD eyaletiyle ilişkiler, İskoçya için de stratejik önem taşıyor. İskoçya Başbakanı Humza Yousaf da daha önce benzer işbirliği çağrılarında bulunmuştu. Healey'nin bu ziyareti, iki bölge arasındaki ekonomik ve kültürel alışverişin resmi düzeyde de güçlenebileceğine işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel düzeyde yerel yönetimlerin uluslararası ekonomik diplomasiye artan katılımını gösteriyor. Türkiye’nin ABD ile ilişkilerinde, eyalet düzeyindeki temasların önemi giderek artıyor. Özellikle Türk kökenli Amerikalıların yoğun olduğu eyaletlerle (New York, New Jersey gibi) benzer kültürel ve ekonomik köprüler kurulabilir. Ayrıca, İskoçya’nın ABD ile geliştirdiği bu tür işbirlikleri, Türkiye’nin de Brexit sonrası Birleşik Krallık’ın alt birimleriyle (İskoçya, Galler) ticari ve kültürel bağlarını güçlendirme potansiyelini hatırlatıyor. Bu, Türk iş dünyası ve yerel yönetimler için fırsatlar yaratabilir. Ancak mevcut durumda bu tür bir işbirliği Türkiye’nin dış politika öncelikleri arasında yer almıyor.