Kanadalı teknik direktör Jesse Marsch, İngiltere Premier Lig ekibi Manchester City'nin mali kuralları ihlal ettiği iddialarının lig genelinde uzun süredir bilindiğini öne sürerek, kulübün küme düşürülmesi gerektiğini söyledi. Marsch, son dönemde Premier Lig'de yaşanan mali fair play tartışmalarına sert eleştiriler getirdi.
Mali usulsüzlük iddiaları ve Premier Lig'in tutumu
Manchester City, 2009-2018 yılları arasında 100'den fazla mali fair play kuralını ihlal etmekle suçlanıyor. Premier Lig, kulübün sponsorluk gelirlerini şişirdiği ve UEFA'nın mali fair play düzenlemelerini delen hesaplarını gizlediği iddialarıyla soruşturma yürütüyor. Marsch, bu ihlallerin ligdeki diğer kulüpler ve yöneticiler tarafından da bilindiğini ancak kimsenin ses çıkarmadığını belirtti. "Bu sadece Manchester City'nin sorunu değil, tüm ligi etkileyen bir adaletsizlik" diyen Marsch, rekabet dengesinin bozulduğunu vurguladı.
Premier Lig yönetimi, Manchester City'ye yönelik soruşturmayı 2018'den bu yana sürdürüyor. Kulüp, 2020'de UEFA tarafından Avrupa kupalarından iki yıl men cezası almış, ancak bu ceza Spor Tahkim Mahkemesi (CAS) tarafından delil yetersizliği nedeniyle bozulmuştu. Premier Lig'in kendi soruşturması ise bağımsız bir komisyon tarafından yürütülüyor ve olası cezalar arasında puan silme, transfer yasağı veya küme düşürme yer alıyor. Marsch, "Eğer bu suçlamalar doğruysa, o zaman en ağır ceza verilmeli. Küme düşürme, rekabeti yeniden tesis etmek için tek adil yol olabilir" ifadelerini kullandı.
Rekabet dengesi ve diğer kulüplerin sessizliği
Marsch'in açıklamaları, Premier Lig'de mali fair play kurallarının ne kadar etkin uygulandığına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Özellikle Manchester City'nin son on yılda elde ettiği başarılar (altı Premier Lig şampiyonluğu, bir UEFA Şampiyonlar Ligi zaferi) göz önüne alındığında, mali usulsüzlük iddiaları spor kamuoyunda geniş yankı buluyor. Marsch, "Ben Leeds United'dayken bile bu konuşuluyordu. Herkes biliyordu ama kimse resmi bir adım atmadı. Çünkü bu, güçlü kulüplerin işine gelmiyordu" dedi. Marsch, ayrıca Premier Lig'in diğer kulüplerinin de benzer ihlaller yapmış olabileceğini ancak cezalandırılmadığını ima etti.
Manchester City yönetimi ise suçlamaları reddediyor ve soruşturmanın siyasi olduğunu savunuyor. Kulüp, "Delillerimiz güçlü ve kendimizi savunacağız" açıklamasını yapmıştı. Premier Lig'in kararı henüz açıklanmadı, ancak önümüzdeki aylarda kritik bir duruşma bekleniyor. Marsch'in sözleri, özellikle Championship'te (İngiltere ikinci ligi) mücadele eden kulüpler için umut verici olabilir; zira küme düşürme cezası, alt liglerdeki rekabeti de etkileyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Manchester City'nin olası küme düşürülmesi, Türk futbolunu doğrudan etkileyebilir. Öncelikle, Türkiye'den birçok genç yetenek Premier Lig'e transfer olmayı hedefliyor; City'nin ceza alması, bu kulübün transfer stratejilerini değiştirebilir ve Türk kulüplerine yeni fırsatlar doğabilir. Ayrıca, UEFA'nın mali fair play kurallarına yönelik bu dava, Türk kulüplerinin de benzer yaptırımlarla karşılaşma riskini gündeme getiriyor. Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş gibi kulüpler, son yıllarda UEFA ile mali yapılandırma anlaşmaları yapmıştı. Bu dava, Türk kulüplerinin mali disiplin konusunda daha dikkatli olması gerektiğini gösteriyor. Küresel futbol ekonomisinde yaşanacak bir sarsıntı, yayın gelirleri ve sponsorluk anlaşmaları üzerinden Türkiye'ye de yansıyabilir.