New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani yönetimi, 11 Eylül 2001 saldırılarının kentin hava kalitesi üzerindeki etkisine dair 170 binden fazla sayfa belediyeye ait kaydı çevrimiçi bir portal üzerinden kamuoyuna sundu. Saldırıların 25. yıl dönümünden üç gün önce açılan portal, aradan geçen çeyrek asırda ortaya çıkan sağlık ve çevre sorunlarına dair arşiv niteliğinde bir kaynak oluşturuyor. Belgelerin büyük bölümü, Dünya Ticaret Merkezi’nin yıkılmasının ardından bölgede oluşan toz bulutunun hava kalitesine etkileri, yapılan ölçümler, resmi değerlendirmeler ve kurumlar arası yazışmaları kapsıyor.
Gelişmenin Arka Planı
11 Eylül 2001’de New York’taki Dünya Ticaret Merkezi kulelerine düzenlenen saldırıların ardından ortaya çıkan moloz ve toz, aylarca kentin havasını etkiledi. Özellikle Aşağı Manhattan bölgesinde yaşayanlar, çalışanlar ve ilk müdahale ekipleri, asbest, kurşun, cıva ve diğer toksik maddeleri içerdiği belirlenen partiküllere maruz kaldı. Yıllar içinde binlerce kişi solunum yolu hastalıkları, kanser ve diğer kronik rahatsızlıklarla mücadele etmek zorunda kaldı. Federal, eyalet ve şehir düzeyindeki kurumlar ile özel kuruluşlar tarafından yürütülen çalışmalar, bu maruziyetin boyutlarını ve olası sonuçlarını araştırdı. Ancak bugüne kadar pek çok belge kamuoyuyla paylaşılmamıştı.
Mamdani yönetiminin açtığı portal, bu arşivi dijital ortamda erişilebilir hale getiriyor. Belediyeden yapılan açıklamaya göre, toplam 170 binden fazla sayfa belge, hava kalitesi ölçümleri, sağlık taramaları, bölgedeki temizlik çalışmaları, resmi yazışmalar ve raporları içeriyor. Açıklamada, belgelerin 25. yıl dönümü öncesinde kamuoyuna sunulmasının şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri açısından taşıdığı öneme vurgu yapıldı.
Portalın açılması, 11 Eylül sonrası dönemde yaşanan sağlık sorunlarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Özellikle ilk müdahale ekipleri ve bölge sakinleri, yıllardır talepte bulundukları bilgilere erişimin kolaylaşmasını olumlu karşıladı. Ancak bazı gruplar, belgelerin içeriğinin bağımsız bilimsel incelemelerle desteklenmesi gerektiğini savunuyor. Uzmanlar, bu arşivin, maruziyetin uzun vadeli etkilerini anlamak ve benzer durumlara karşı önlem almak için önemli bir veri kaynağı olabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
11 Eylül saldırıları, sadece ABD’nin değil, dünya genelinde güvenlik ve çevre politikalarının yeniden şekillenmesine yol açtı. New York’ta yaşanan hava kalitesi sorunu, büyük yıkımların ardından ortaya çıkan çevresel tehditlerin ne denli ciddi olabileceğini gösteren bir örnek olarak uluslararası literatüre girdi. Bugün birçok ülke, afet ve terör saldırıları sonrası hava kirliliği ölçümleri ve halk sağlığı koruma planları geliştiriyor. Mamdani yönetiminin arşiv açılımı, bu bağlamda şeffaflık ve bilimsel veriye dayalı karar alma açısından uluslararası arenada da takdirle karşılanabilir. Öte yandan, belgelerin içeriği, kentsel altyapı ve çevre sağlığı politikalarının gözden geçirilmesi için bir çağrı niteliği taşıyor. Küresel iklim kriziyle mücadelede şeffaf veri paylaşımının önemi giderek artarken, 11 Eylül arşivi bu konuda çarpıcı bir örnek teşkil ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
11 Eylül sonrası hava kalitesi belgelerinin açılması, doğrudan Türkiye’yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, küresel ölçekte afet ve terör sonrası çevre sağlığı politikalarına ışık tutuyor. Türkiye, deprem kuşağında yer alan ve büyük yıkımlarla karşılaşan bir ülke olarak, benzer durumlarda hava kalitesi izleme ve halk sağlığını koruma konusunda dersler çıkarabilir. Ayrıca, şeffaf veri paylaşımı ve hesap verebilirlik ilkeleri, Türkiye’nin kendi afet yönetimi ve çevre politikalarında da güçlendirilmesi gereken alanlar arasında. New York’un attığı adım, uluslararası işbirliği ve bilgi paylaşımının önemini bir kez daha gösteriyor.