Mali'de orduya ait bir konvoyun uğradığı pusuda en az 50 asker hayatını kaybetti. Saldırı, Mali ordusu ile Rusya'ya bağlı Afrika Kolordusu'nun ortak bir operasyonu sırasında meydana geldi. Olayın, ülkenin kuzeydoğusunda, Gao bölgesi yakınlarında gerçekleştiği belirtiliyor. Henüz hiçbir grup saldırıyı üstlenmezken, bölgede faaliyet gösteren cihatçı grupların sorumlu olabileceği değerlendiriliyor. Mali hükümeti olayla ilgili resmi bir açıklama yaparken, askeri kaynaklar kayıpların daha yüksek olabileceğini ima etti.
Saldırının arka planı: Mali'de artan güvenlik krizi
Mali, 2012 yılından bu yana çeşitli cihatçı grupların isyanıyla karşı karşıya. Fransa'nın 2022'de bölgeden çekilmesinin ardından ülke, güvenliğini sağlamak için Rusya'ya yöneldi. Rusya'nın Afrika Kolordusu olarak bilinen paralı asker grubu Wagner'in halefi, Mali ordusuyla birlikte operasyonlar düzenliyor. Ancak bu ortak operasyonlara rağmen, cihatçı saldırılar ve pusular artarak devam ediyor. Son bir yılda Mali ordusunun kayıpları ciddi şekilde arttı; sadece bu yıl yüzlerce asker hayatını kaybetti.
Konvoyun, Gao bölgesindeki bir üsten lojistik malzeme taşıdığı sırada pusuya düşürüldüğü bildiriliyor. Saldırının, El Kaide bağlantılı Grup Destekçileri (JNIM) veya IŞİD'in Sahra kolu (ISGS) tarafından gerçekleştirilmiş olabileceği üzerinde duruluyor. Bu gruplar, Mali'nin yanı sıra Burkina Faso ve Nijer'de de geniş alanları kontrol ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Sahel'de güç dengeleri sarsılıyor
Mali'deki bu saldırı, Sahel bölgesinde istikrarsızlığın derinleştiğinin bir göstergesi. Rusya'nın askeri varlığına rağmen, cihatçı gruplar operasyon kabiliyetlerini koruyor. Fransa'nın çekilmesi, Rusya'nın etkisini artırsa da, bu durum güvenlik sorunlarını çözemedi. Aksine, Rus paralı askerlerinin insan hakları ihlalleri ve sivil kayıpları, yerel halkın devlete olan güvenini daha da zedeliyor.
Bölge ülkeleri, Ekonomik Kalkınma ve Güvenlik Amaçlı Batı Afrika Devletleri Topluluğu (ECOWAS) çerçevesinde ortak askeri müdahale planları yapıyor ancak bu çabalar yetersiz kalıyor. Mali, Burkina Faso ve Nijer'deki askeri yönetimler, Batılı güçlerle ilişkileri keserek Rusya ve Türkiye'ye yöneldi. Türkiye, bu ülkelerle savunma sanayii ve güvenlik iş birliği anlaşmaları imzalayarak bölgede etkisini artırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mali'deki bu saldırı, Sahel'de güvenlik durumunun ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösteriyor. Türkiye, bölgede askeri eğitim, insansız hava aracı tedariki ve istihbarat paylaşımı gibi alanlarda iş birliğini derinleştiriyor. Ancak bu tür saldırılar, Türkiye'nin desteklediği hükümetlerin meşruiyetini ve operasyonel etkinliğini zayıflatma riski taşıyor. Ankara, bölgesel istikrarı sağlamak için askeri çözümlerin yanı sıra kalkınma ve diplomasi odaklı bir yaklaşım benimsemeli. Aksi halde, Türkiye'nin artan varlığı da hedef haline gelebilir ve insani krizlerin derinleşmesi, göç dalgaları gibi dolaylı etkilerle karşı karşıya kalabilir.