Malezya hükümetinin 1 Temmuz itibarıyla ülke genelinde litre başına 2,10 ringgit (yaklaşık 50 ABD senti) sabit fiyatlı sübvansiyonlu mazot uygulamasını başlatması, tüketiciler ve küçük işletme sahipleri tarafından genel olarak olumlu karşılandı. Ancak MyKad kimlik kartına dayalı yeni sistemde akaryakıt tahsisatının nasıl belirleneceği konusunda daha fazla açıklama talep eden kesimler de bulunuyor. Uygulama, yüksek yakıt maliyetlerinden mustarip vatandaşlara doğrudan destek sağlamayı hedefliyor.
Sübvansiyon sisteminin arka planı ve MyKad entegrasyonu
Malezya, uzun yıllardır mazot fiyatlarını piyasa seviyesinin altında tutmak için sübvansiyon uyguluyordu. Ancak bu sistemin kaçakçılık ve yanlış kullanım nedeniyle bütçeye ağır yük getirmesi, hükümeti daha hedefli bir mekanizma geliştirmeye itti. MyKad bazlı yeni sistemde, hak sahibi vatandaşlar akaryakıt istasyonlarında kimlik kartlarını okutarak sübvansiyonlu fiyattan mazot alabilecek. Uygulamanın ilk aşamasında bireysel tüketiciler ile küçük ölçekli tarım ve balıkçılık işletmeleri kapsama alındı. Büyük ticari araçlar ve sanayi tesisleri ise piyasa fiyatından mazot almaya devam edecek. Hükümet yetkilileri, sistemin yılda yaklaşık 4 milyar ringgit tasarruf sağlamasını beklediklerini açıkladı.
Küçük işletme sahipleri, özellikle nakliye ve lojistik sektöründe faaliyet gösterenler, sübvansiyonlu mazot kotasının belirlenmesinde adil bir yöntem izlenmesini talep ediyor. Malezya Perakendeciler Derneği Başkanı, “Her işletmenin yakıt ihtiyacı farklı. Tek tip bir kota yerine, işletme büyüklüğü ve faaliyet alanına göre esnek bir tahsisat sistemi kurulmalı” dedi. Hükümet, ilk altı ay boyunca sistemi izleyerek gerekli düzeltmeleri yapacağını duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut: Enerji sübvansiyonlarının dönüşümü
Malezya’nın bu hamlesi, Güneydoğu Asya’da enerji sübvansiyonlarını hedefleyen reformların bir parçası olarak görülüyor. Endonezya ve Tayland da benzer şekilde sübvansiyonlu yakıtları dar gelirli hanelere ve küçük işletmelere yönlendirmek için sistemlerini güncelliyor. Küresel ölçekte ise birçok ülke, bütçe açıklarını azaltmak ve yeşil enerji dönüşümünü finanse etmek amacıyla fosil yakıt sübvansiyonlarını kademeli olarak kaldırıyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, 2023 yılında dünya genelinde fosil yakıt sübvansiyonları 7 trilyon dolara ulaştı. Uzmanlar, sübvansiyonların doğrudan hedef kitleye yöneltilmesinin hem mali disiplini sağladığını hem de sosyal adaleti güçlendirdiğini belirtiyor. Malezya örneği, gelişmekte olan ülkeler için dijital kimlik sistemlerinin sosyal yardımlarda nasıl etkin kullanılabileceğine dair önemli bir model sunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Malezya’nın MyKad tabanlı akaryakıt sübvansiyonu modeli, Türkiye’nin enerji destek politikaları açısından dikkate değer bir örnek oluşturuyor. Türkiye de akaryakıt fiyatlarının yüksek olduğu bir dönemde dar gelirli vatandaşlara ve küçük işletmelere yönelik hedefli destek mekanizmaları geliştirmeyi tartışıyor. Malezya’nın deneyimi, dijital kimlik sistemlerinin (e-Devlet gibi) sübvansiyonların etkin dağıtımında kritik rol oynayabileceğini gösteriyor. Ayrıca bütçe dengesi ve yeşil dönüşüm hedefleri arasında denge kuran bu tür reformlar, Türkiye’nin enerji ithalatı bağımlılığını azaltma ve sürdürülebilir kalkınma stratejilerine katkı sağlayabilir. Malezya uygulamasının sonuçlarının yakından takip edilmesi, benzer bir modelin Türkiye’ye uyarlanabilirliği açısından değerli bilgiler sunacaktır.